“Yapay zeka yazılımcılığı bitirecek mi?” Diye sürekli bir gündem maddesi var. Bir yandan bu sorunun üzerine ekleme olarak da “vibe coding” adında bir kavram ortaya çıktı. Vibe coding şu, kod yazmadan kod yazıyormuş gibi davranmak aslında. Belli başlı kodları derleyip bir proje üretmek mesela. Şimdi her zaman söylediğim üzere yazılımcılık artık kod birleştirmeye, sıfırdan kod yazma kavramından uzak gidip bir yaratıcılık serüvenine dönüştü. Ve, Vibe Coding dediğimiz, parçaları birleştirme aslında asıl proje olayı. Neden, çünkü şu anda insanların yapay zekanın önüne geçebileceği tek alan yaratıcılık kaldı. Onu da belki almak üzere ama şu anda önünde olduğu nokta bu. O yüzden yaratıcı işler yapmak, yeni işler yapmak ve bunları yaparken de yapılmış olanı sıfırdan yapmaya çalışmamak gerekiyor ve yapanlar zaten işsiz kalıyor. Ondan sonra da işte yazılımcılar işsiz kaldı muhabbeti ortaya çıkıyor. Asıl olan olmayanı oldurtmak veya olmayan yerlere ulaştırmaya çalışmak. O yüzden bu yazılımcılar işsiz kaldı veya işte yapay zeka işsiz bırakıyor kavramları çok saçma. Hâlâ daha teknolojiyi doğru kullanamayan veya yapay zekanın yanlış entegre edildiği, kötü amaçlar için kullanıldığı veya yapay zekanın arka arka planında anlaşılmadığı noktalar var ki yapay zeka yeni bir kavram değil, her zaman da bunu söylüyorum. O yüzden en büyük sır, öğrenmeyi öğrenmek. Teknoloji dünyasında, bu yapay zeka esasında olmanın ve önlem almanın, hayatta kalmanın ve büyümenin en iyi yolu, iki yolu hayatın algoritmasını anlamak yani hayatı bir oyun gibi görmek, bu oyunun kuralını çözmek, algoritmayı anlamak. İkincisi ise öğrenmeyi öğrenmek. Öğrenmeyi öğrenip adaptasyon yeteneğini geliştirince ve süreci hayatın her sürecinde her zamanında adapte olup kendini geliştirmeyi bildiğin sürece her şekilde çıktını oluşturursun ve çalışmalarını gerçekleştirirsin. Bu sadece AI için de geçerli değil, bütün süreç için geçerli. O yüzden AI kimseyi işsiz bırakmayacak. AI bazı meslekleri dönüştürecek, belki de çoğu mesleği belki de bütün meslekleri dönüştürecek. AI şöyle öğrenmeyi öğrenen, adapte olabilen, kuralı sistemi anlayan ve sistemi kendine göre dönüştüren insanları işsiz bırakmayacak. Ama matbaanın gelişini görmeyen hattatları işsiz bırakacak. Olay budur. Öbür yorumlar ise gelişime açık olmayan dinazorların uydurduğu safsatalardan başka bir şey değildir. Şimdi aklıma geldi, bu konuyu daha iyi anlamak için Tony Stark incelenmeli. Iron Man filmleri, Marvel Cinematic Universe incelenmeli. Çünkü Tony Stark’ın örneği çok iyi karşılıyor. Birincisi Stark hatalarını ve gözlemlerini anlayarak, değerlendirerek eklemek yapan, zırhına eklemeler yapan, aynı zamanda da diğer konularda da çözüm ulaştırmaya çalışan insan. İkinci olarak da işte bu vibe coding mesela her şeyi baştan yapıp uğraşmıyor. Yani atıyorum Jarvis örneği. Kendine bir asistan yapıyor ve çoğu işi ona paslıyor. Hani Jarvis işte bana bir kol yap ya da ne bileyim bana şunu yap demesi aslında teorik olarak Vibe Coding oluyor. Ama pratikte Stark’ın işini hızlandıran ve kendi zamanını hani bir zırhının kolunu tasarlamak için değil de nanoteknoloji geliştirmek için veya Thanos’u yenmeye odaklanmak için zamanını ve eforunu harcayabiliyor. İşte bu yüzden vibe coding veya yapay zekayı kullanmak tembellik örneği değil, önemli olan yaratıcılığı ve sarf ettiğiniz eforu nereye harcadığınız. Burada da Stark örneği çok değerli. Mutlaka incelenmesi gerektiğini düşünüyorum.
#yapayzeka #yazılımcı #işsizlik #ai #dijitalgöçebe
https://www.instagram.com/reel/DTBJOmYjXgi/?utm_source=ig_web_copy_link&igsh=MzRlODBiNWFlZA==


Bir yanıt yazın