Dün, 13 Mayıs 2026 tarihinde, 2021 yılında Fellow seçilip 2023 yılında Alumni olduğum ve hâla daha topluluğunun bir parçası olduğum Girişimcilik Vakfı ve yine Girişimcilik Vakfı Fellow ve Alumni arkadaşlarımın işbirliği ile düzenlenen İzmirUp etkinliğine katılım sağladım. 3 Yıl önce organizatörlerden biri olarak geldiğim bu etkinlikte şimdi katılımcı olarak yer aldım. Etkinlik sonrasında konuşmak istediğim bazı konular var.
Bu tür etkinliklere çok değer veriyorum. Kırsal kalkınma vizyonum ile örtüşen çalışmalar bunlar. Bu çalışmaların ve etkinliklerin çözmüş olduğu en büyük problem, taşradaki potansiyelini gerçekleştirmek isteyen gençleri, hatta tüm kitleyi İstanbul ekosistemi ile bir araya getirmek oluyor. Bu konuda tabii güzel başarımlar elde ediliyor fakat olumlu ve olumsuz bazı yorumlarım olacak:
- Bu tür etkinlikler de yerelleştirme mutlaka yapılmalı. İzmirUp bunu çok iyi yaptı. İzmir merkezin spor odaklılığını, sahil ve Küçük Menderes kesiminin tarım odaklılığını ve girişimcilik ekosisteminde yükseldiği mobil oyun odaklılığını topladı ve panel konularını bu konular çerçevesinde belirledi. Yerelleştirme, yerel insanın ekosisteme dahil olurken yalnız hissetmediğine örnek teşkil eder.
- Yine bu tür etkinlikler dinleyici ve dinleyen noktasından uzaklaşmalı ve interaktif ve canlı olmalı. Hem 3 yıl önce, hem de sürecin başında bu seneki İzmirUp düzenleme sürecine şahit olmuş birisi olarak bu yorumun tabii “bekara koca boşamak kolay” yorumu olduğunun farkındayım. Ama bu çağrım, etkinlik düzenleyicilerine değil, büyük ekosistem paydaşlarına olacaktır. İnteraktif etkinliklerin ve canlı alanların dinleyiciye ve paydaşlara katkısı şüphesiz daha fazla olacaktır.
Girişimcilik Vakfı bünyesinde gerçekleşen bu Up’lar, İstanbul dışında şu anda yalnızca İzmir, Ankara ve Mardin’de gerçekleşiyor. Dilerim ki tüm ülkede yüksek verimlilikle gerçekleşir ve ekosistemin yalnızca metropolde değil, tüm ülkede geliştiği ve sektörün yayıldığı bir süreç uygulanır. Doğru eğitim, doğru yönlendirme ve doğru çalışmalar ile gerçekleştirilemeyecek hiçbir şey yoktur. Tüm geçmişimi, metropol ve yurtdışı tecrübemi alıp köyüme taşıyarak, köyümde ofis açarak taşradaki bu inanılmaz potansiyeli görmüş ve çalışmalarını sürdüren bir öğretmen ve girişimci olarak inancım yüksektir.
Emeği geçenlere sonsuz teşekkürlerimle,
Emirhan.




Bir yanıt yazın