Bedelli Askerlik Hakkında Her Şey (Tecrübelerim) – Ağustos 2026 Celbi Burdur

•

Ağustos 2026’da bedelli askerliğimi yaptım ve süreç boyunca elimde bir defter, her gün aklımdan geçenleri yazdım. Bu yazı, o günlüğün “paylaşılabilir” kısmı. Yani mahremiyetimi koruyan, ama askerlik sürecine dair gerçek bir resim çizen kısmı.

Bedelli askerliğe ilk gün nasıl başlıyor?

İlk gün insanı biraz sarsıyor açıkçası. Form işlemleri, sıcakta saatlerce beklemek, valiz taşımak… Telefon yok, dışarıyla bağlantı yok, alıştığın hiçbir şey yok. Erasmus’a gitmiştim, üniversite yurtlarında kalmıştım, ama bu hiçbirine benzemiyor. Çünkü orada özgürdün, burada her şeyin bir saati var: duşun, yemeğin, uykunun. Ödül kişisel oluyor ama ceza ve yasak herkese eşit dağılıyor — bu dengeyi kavrayınca işler kolaylaşmaya başlıyor.

Disiplin gerçekten bu kadar zor mu?

Kısa cevap: hayır, alıştıktan sonra değil. İlk günlerde “emir altındayım” hissi insanı geriyor. Ama şunu fark ediyorum: itaat eden, düzgün davranan birine komutanlar da iyi davranıyor. Hatta çoğu zaman oldukça babacan bir tavırları var. Disiplinli olmak, aslında süreci hafifletiyor — asıl zorluk kurallara direnmekte.

Zaman neden bu kadar yavaş akıyor?

Bu, bütün süreç boyunca en çok hissettiğim şey oldu. İçindeyken zaman resmen durmuş gibi geliyor. Ama geriye dönüp baktığımda, günler aslında hızlı geçmiş. Bu tuhaf paradoksu çözmenin tek yolu var: görev almak. Boş durduğun her an zaman iki katı yavaşlıyor; elinde bir iş, bir kitap ya da bir sorumluluk olduğunda saatler daha kolay akıyor.

Kitap okumak süreci nasıl değiştirdi?

Telefonun, sosyal medyanın, dış dünyanın olmadığı bir ortamda kitaba dönmek kaçınılmaz oluyor. Ben bu süreçte iki kitap bitirdim: Daniel Defoe’nin *Robinson Crusoe*‘su ve Aldous Huxley’in *Cesur Yeni Dünya*‘sı. İkisi de garip şekilde o anki ruh halimle örtüştü — biri yalnızlık ve hayatta kalma üzerine, diğeri özgürlük ve denge üzerine. Odaklanma süremin belirgin şekilde arttığını fark ettim; etraf gürültülüyken bile sayfaları takip edebiliyordum.

En zor kısım neresiydi?

Dürüst olmak gerekirse: duş. Kulağa komik gelebilir ama kısıtlı süre, kısıtlı saat ve kalabalık ortamda düzenli duş almak gerçekten süreç boyunca en çok yorulduğum konuydu. Bunun dışında sıcak hava, farklı insan profilleriyle aynı ortamı paylaşmak ve elbette ailemden, mahremiyetimden uzak kalmak zorlayıcıydı.

Süreç insanı nasıl olgunlaştırıyor?

Burada öğrendiğim en büyük şey şuydu: kimseye kendimi ispatlamama gerek yok. İşim konuşsun, ailem ve değer verdiklerim yanımda olsun, bu yeterli. Düzen kurmayı, zamanı yönetmeyi, sağlığın ve hijyenin kıymetini, ve en önemlisi özgürlüğün ne kadar değerli olduğunu buradan öğrendim. Sivil hayata dönünce bu bilinci kaybetmemek asıl mesele.

Bedelli askerliğe gidecekler için tavsiyelerim neler?

– Elinden geldiğince bir görev/sorumluluk al — boş kalmak zamanı yavaşlatıyor.

– Yanında mutlaka birkaç kitap bulundur.

– Kulak tıkacı ve göz bandı gerçekten hayat kurtarıyor.

– Kurallara uyumlu, sakin bir tavır her şeyi kolaylaştırıyor.

– Süreci bir “dayanma sınavı” değil, kendine dönme fırsatı olarak görmeye çalış.

21 gün, kâğıt üzerinde kısa bir süre. Ama zihinsel olarak epey yoğun bir öğrenme sürecine dönüştü benim için. Bitince en çok özlediğim şey mahremiyet ve özgürlük oldu — ve şimdi ikisinin de kıymetini çok daha iyi biliyorum.

Video Özet [AI]

Bu video, Emirhan Kabakcı’nın Ağustos 2026’da Burdur kışlasında tamamladığı bedelli askerlik tecrübelerini, bir rehber niteliğinde aktardığı kapsamlı bir derlemedir. Videoda askerlik öncesi hazırlıktan başlayarak, kışla içindeki günlük rutinlere ve psikolojik süreçlere dair detaylı bilgiler paylaşılmaktadır.

Askerlik Öncesi Hazırlık ve İhtiyaçlar:

  • Götürülmesi Gerekenler: Temel hijyen malzemeleri, göz bandı, kulak tıkacı, iç çamaşırı ve fanila gibi eşyaların faydalı olacağını belirtiyor (02:30–05:40).
  • Belgeler: Sevk kağıdı ve kimliğin eksiksiz olması gerektiğini, aksi takdirde askerliğin uzama riski olduğunu vurguluyor (11:20–11:50).
  • Sivil Kıyafet: Sivil kıyafet götürmenin gereksiz olduğunu, sadece seyahat kıyafetlerinin yeterli olacağını ifade ediyor (10:20–10:40).

Kışla Yaşamı ve Deneyimler:

  • Görevlilik: Kişisel yeteneklere göre (yazıcılık vb.) görevlendirmelerin yapılabileceği, bu durumun boş zamanları değerlendirme açısından avantaj sağladığı anlatılıyor (07:45–08:40).
  • Rutin ve Kurallar: Her sabah tıraş olma, bot boyama, mıntıka temizliği ve içtima gibi temel askerlik rutinlerine uyum sağlamanın ve itaatin, süreci rahat geçirmek için kilit öneme sahip olduğu belirtiliyor (14:45–15:10, 18:55–19:50).
  • Zaman Yönetimi: Okuduğu kitapların ve tuttuğu not defterinin, zamanın hızlı geçmesine ve kendini rahatlatmasına büyük katkı sağladığını paylaşıyor (07:18–09:35, 23:05–24:00).
  • Psikolojik Süreç: Askerliği bir kayıp zaman olarak değil, düşünme ve hayatın kıymetini anlama fırsatı olarak değerlendirmenin önemine dikkat çekiyor (28:38–29:13).

Önemli Tavsiyeler:

  • Revir: Çok ağır bir sağlık sorunu yoksa revire çıkmamanın, hastane sevklerinin süreci uzatabileceği konusunda uyarıyor (27:18–27:51).
  • Sosyal Uyum: Farklı kültürlerden insanlarla bir arada olmanın zorluklarına ve bu ortama uyum sağlamanın, sabırlı olmanın gerekliliğine değiniyor (25:17–26:20).
  • Kişisel Alan: En çok özlenen şeyin mahremiyet ve kişisel özgürlük olduğunu belirterek, bu sürecin bir disiplin deneyimi olduğunu ifade ediyor (35:10–35:25).

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir