Twitter’ın dünya gündemine baktığınız zaman yapay zeka çalışmalarının inanılmaz boyutlara ulaştığını, bu ulaşılan boyutların bilim lehine kullanıldığı kadar kötü çalışmalar için kullanıldığına görüyoruz. Daha da kötüsü, yapay zekanın bu kadar güçlendiği yerde kendi kendine öğrendiği senaryonun çok yakın olduğunu tahmin ediyor, felaket senaryoları yazıyoruz. Böyle bir durumda bir öğretmen gözlemi nasıl olur? Şunu söylemek gerekir ki, eğer felaket senaryosu gerçekleşirse, kaba tabirle yapay zeka “bilince sahip olursa” ki bu gidişatta olmaması için hiçbir sebep yok, YZ sadece öğretmenin değil, birçok sektörün, insanın ve mesleğin yerini alacak zaten. Bunda hiç şüphe yok. Diğer senaryoda ne olacak? Felaket senaryosu gerçekleşmese veya çok sonra gerçekleşse bile yine yerimizi alma olasılığı var mı? Belki de almamaya çalıştırabiliriz. Öğretmen ne yapmalı? Angaryadan kurtulan, duygusal bağı kuran, mentör olabilen, uygulayıcı değil yönlendirici olmalı artık. Makinenin öğrendiği, öğretmenin değerlendirdiği ve yönlendirdiği bir senaryo şu zamanda en mantıklı senaryo. Uygulayıcılıkta zaten AI her türlü üstün zaten. Amerika’yı yeniden keşfetmeye gerek yok. İnsanın üstün olduğu noktayı kullanması lazım. Sezgi, ahlak ve yaratıcılık konusunda en azından şu zamanda hâlâ üstünlüğümüzü koruyoruz. Bilginin bu kadar yoğun olduğu çağda bilgiyi seçme becerisini edinen, öğrencisini robotlaştıran değil duygusal bağ kurup çıktı ürettirebilen ve değerlendirebilen öğretmenler, AI tarafından şu an istila edilmeyecek. Ek olarak da sınıf içi otoriteyi AI’ya kaptırmamak gerekiyor. Zira her bilgiye LLM’den ulaşabilen öğrenci, öğretmeni bir şekilde umursar ki bu da dediğim gibi duygusal bağ idir. AI’yı amaç ve çıktı olarak değil, araç olarak kullanmak gerekiyor.
https://www.instagram.com/p/DdtfswHDX5a/?utm_source=ig_web_copy_link&stkn=MzRlODBiNWFlZA==

Bir yanıt yazın