genç werther'in acıları emirhan kabakcı

Platonik Aşkın Getirdiği Son. Genç Werther’in Acıları Kitap İncelemesi

Goethe’nin yazdığı “Genç Werther’in Acıları” kitabında, Werther adlı genç sanatçının yeni taşındığı kasabada tanıdığı Charlotte adındaki kadına aşık olduğunu görüyoruz. Fakat Charlotte nişanlıdır ve her ne kadar Werther’in aşkını anlasa da ona karşılığını veremez. Bu durum, Werther’in günbegün kötüye gitmesine, depresyona girmesine ve içsel birçok çatışmayla başa çıkmasına neden olur. Bu çatışmaların hepsine Werther’in Wilhelm adındaki arkadaşına yazdığı mektuplardan (ben arkadaşı diye hatırlıyorum, kardeşi falan da olabilir) anlıyoruz. Bu mektuplarda ağırlıklı olarak Charlotte anlatılsa da, genç Werther’in yaşadığı bazı anılar sayesinde dönemin toplum yapısını da anlama şansı yakalıyoruz. Kitabın özetine veya kitabın kendisine birçok yerden ulaşabilirsiniz. Kitap dili bana biraz ağır geldi, o yüzden birkaç defa okunmasında fayda var. Aşağıda, kitaptan altını çizdiğim yerleri ekleyeceğim. Mutlaka okuyun, heleki benim gibi özel hayata değer veren ve duygusal bir insansanız bu kitap tam size göre, gözyaşlarınız için peçetelerinizi hazırlamayı da unutmayın.

“Şanssızlıktan ya da kendi hatalarından dolayı iyi bir sevgili bulamıyorsan, bu kitabın dostun olmasına izin ver.”

“İnsanoğlunun içinde gezmek ve yeni keşifler yapmak arzusu, bunları bir kısır döngüye çevirip, geleneklerle sınırlandıran ve çevresinde olan bitenle ilgilenmemeye zorlayan bir içgüdüyle engelleniyor.”

“Durmak bilmek bir seyyah bile sonunda kendi topraklarını özler. Döndüğünde yuvasında, eşinin kollarında, çocuklarının ilgisinin odağı olmuş halde ve onlara destek olmak için çalışırken bulur mutluluğu. Ve görür ki, dünyayı gezerken aradığı mutluluk boşunaymış.”

“Charlotte’u elde etmeye dair umudun var mı yok mu? Varsa, yolundan dönme ve dileklerinin gerçekleşmesi için çabala. Yoksa bir erkek gibi seni zayıflatıp harap eden şu çaresiz tutkundan silkelen.”

“Peki, hayattan bir hastalık nedeniyle yavaş yavaş kopan bir zavallıdan, tek bir hançer darbesiyle bu işkenceden kurtulmasını isteyebilir miydin?”

“İnsanoğlu dış görünüş ve protokolden başka bir şey düşünmeyen, yıllarca zihinsel ve fiziksel kuvvetini kendini geliştirmek için harcayıp, masada daha yüksek bir mevkiye oturabilmek için çırpınan bir varlık. Böyle lüzumsuz şeylerle uğraşmalarının nedeni, başka bir işleri olmaması değil. Tam tersine, bunlarla uğraşmaları, önemli işleri görmezden gelmelerine neden oluyor.”

“Enerjimin yitip bittiğini görmüyor musun? Duygularımın nasıl yok olduğunu ama kalbimin hala deli gibi çırpındığını? Tek bir an bile mutlu değilim. Her şey boşa. Hiçbir şey bana iyi gelmiyor. Eskiden olduğu gibi mazaraya bakıyorum..”

“Sahip olduğum diğer tüm bilgileri başkaları da edinebilir ancak hislerim yalnızca bana aittir.”

“İnsanoğlu böyle geçicidir. Kendi varlığına en çok inandığı, sevdiklerinin anılarında ve kalplerinde derin izler bıraktığını sandığı yerlerde bile, hızla silinip gider.”

“Çok şeye sahibim ama ona olan sevgim her şeyi silip atıyor. Çok fazla şeyim var ama onsuz hiçbir şeyim yokmuş gibi.”

“Neden ayaklarına kapanmaktan çekiniyorum? Neden onu kollarıma alıp binlerce kez öpmeye cesaret edemiyorum?”

“Meleklerin koruduğu o güzel dudaklar, yemin ederim saflığınızı hiçbir zaman bir öpücükle kirletmeyeceğim. Ve dostum, keşke -kalbim şüphe ve kararsızlıkla dolu olsa da- o mutluluğu bir kez tatsam ve sonra da ölerek günahımın cezasını çeksem! Günah mı?”

Werther’in sonda Ossian’ın çevirisinden yaptığı alıntı çok duygusal.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir