2023 Analizi, 2024 Hedefleri – Dönüm Noktaları, Toparlanma ve Yeni Bir Yol

Adettendir, 2018’den beri her yıl sonunda bu yazıyı yazarım, eski yazılara göz gezdirmek isteyenler aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirler. 2018’den bu yana hepsini okuyunca hayatım bir roman gibi oluyor, yağ gibi akıyor:)

Bir yılı daha atlattık. 

Deprem, savaşlar, ekonomik krizin belirginleşmesi gibi durumlar artık iyice kapımızı çaldıkça, bu 23 yaşımda ben yeni yıl kutlamaktan soğudum. Bu yılbaşını uyuyarak geçirmek istiyorum açıkçası. Umut var mı? Her zaman var. Hiçbir zaman umudumu kaybetmeyeceğim bazı şeyler için. Ama artık kutlama, mutlu olma gibi kavramlar uzak olmaya başladı. Bu da beni daha güçsüzleştirmekten ziyade daha da hırslı yaptı. 

2023 yılı, benim hayatımda değişikliklerin yaşandığı bir yıl oldu. Kendi hayatım özelinde hayatımın en büyük dönüm noktasını Haziran ayında üniversiteden mezun olarak yaşadım. 8 sene ilköğretim, 4 sene lise, 1 sene anaokulunu da sayarsak 13 sene, üstüne hazırlıkla beraber 5 sene de üniversiteyi eklersek 18 yıllık öğrencilik hayatımın sonuna geldim. Aslında yüksek lisansa devam edeceğim, yazının ileriki bölümlerinde ALES ve YDS puanlarımın iyi geldiğinden ve YL düşündüğümden bahsedeceğim ama onu ayrı tutuyorum çünkü yüksek lisans yaparken hayata atılmış bir birey olacağım ve yüksek lisans benim tercihim. Ama zorunlu olarak bellediğimiz ilk – orta – lise – üniversite dörtlemesini bitirmek, benim için değişik bir duygu oldu. İşbuki Haziran ayından Ağustos ayına kadar kendime gelemedim, çünkü hali hazırda işim olmasına rağmen sadece para kazanmak beni motive etmiyordu ve yeni maceralara yelken açmalıydım. Anlatacağım.

İkinci büyük değişiklik, Girişimcilik Vakfı’ndan da Haziran ayında mezun oldum. Her ne kadar ilk vakıf yıllarımda Erasmus’ta olduğumdan dolayı pek etkin olamasam da ikinci yılında gerek düzenlediğimiz etkinlikler (Mayıs 2023 İzmirUp gibi), gerek Ocak 2023 İsrail gezimiz, gerek vakıf arkadaşlarımızla sık buluşmalarımızla çok büyük bağ kurmuştum burasıyla. Haziran’da mezun olup bir anda İstanbul’dan İzmir’e taşınınca yine bir değişik hissettim tabii.

Bunlar bu senenin hayatıma etki ettiği dönüm noktalarıydı. İsrail Gezisi, yeni kariyer rotam, İzmir etkinlikleri, İstanbul’dan taşınmam gibi hayatım boyunca almadığım karar sayısı kadar karar aldım bu yıl. Hepsinin kronolojik sırayla üstünden geçeceğim ve bu yazı ile 2024 hedeflerimi şekillendireceğim.

Öyleyse, başlayalım efenim.

2023 yılına arkadaşlarım ile birlikte Beşiktaş’ta oturduğumuz evde girdik. Çok eğlenceli ve aynı zamanda dertleşmeli bir yılbaşı geçirmiştik.

Ocak ayında hem heyecanlı, hem de yavaş yavaş bir dizinin finaline geliyormuş hissindeydim. Heyecanım, ay sonunda yapacağımız İsrail gezisinden dolayıydı. Diğer hissim ise okulun bitişi yönündeydi. Genel olarak evde FİFA oynuyorduk, arkadaşlarla, vakıf çevresiyle buluşuyorduk. Son öğrencilik zamanlarımı yaşamak istercesine. Ocak ayında yazdığım blog yazılarını aşağıya ekliyorum:

Şubat ayına geldiğimizde İsrail’deydim. Girişimcilik Vakfı ile İsrail’e gitmiştik. Burada tekrar tekrar yazmaya gerek yok, zira İsrail gezimiz ile ilgili hem blog yazmıştım hem de vlog çekmiştim ve Youtube kanalımda paylaşmıştım. Aşağıda blog yazısını ve vlog videosunu görebilirsiniz:

İsrail dönüşü rutine geri dönmüştük. Ta ki o kötü haberi duyana kadar. Kahramanmaraş Depremleri, güneydoğuyu sarsan o deprem yaşanmıştı. Devletin yetersiz kaldığı, millet olarak geceleri uyumadan yardımlara koşturduğumuz, arkadaşlarımızın ailelerini kaybettiği haberlerini duyduğumuz hayatımızı resmen kapkara yapan günlerdi. Şubat ayı, yas ayıydı. Şubat ayında yazdığım yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Mart ayı rutinler devam ediyordu. Staja gidiyor, sınavlarıma hazırlanıyor, işlerim tüm yoğunluğu ile devam ediyordu. Bir yandan da arkadaşlarımla takılmaca devam ediyordu. 10 Mart günü Fenerbahçe – Barcelona’nın basket maçına gitmiştim, 20 Mart günü Trifles Games ofisine gitmiştik. 22 Mart’ta Apple Developer hesabı satın almıştım. 30 Mart günü Girişimcilik Vakfı’nın Fellow Günü vardı. Bunun hakkında da yazmıştım, aşağıdaki bloglardan okuyabilirsiniz. Hızlı geçiyorum, daha çok öğrenci evimizde arkadaş ortamlarıyla geçen aylar yaşıyordum. Etkinliklere, kariyer gelişimine daha az odaklıydım, asıl odağım öğrencilik yıllarımın son aylarını daha öğrenci yaşamaktı.

Nisan ayı halısahalarla, stajlarla, iş güç ile, rakı masalarında geçiyordu. Bahar gelmişti. Havalar ısınıyordu. Nisan sonu ise, Girişimcilik Vakfı’nın memleketimde, İzmir’de gerçekleştirdiği, organizasyon düzenleyici ekipte benimde olduğum o harika etkinliği yapıyorduk. Arkadaşlarım, ben de köy evimizde kalmıştı. Gecesi ayrı gündüzü ayrı, mükemmel bir etkinlik yapmıştık.

Mayıs ayı da vakfın etkinlikleri (Koç Okulları’nda mentörlük de yapmıştık) ile geçiyordu. Mayısın sonlarında ise lisans derslerimizin sonlarındaydık. Sınıf arkadaşlarımla daha çok zaman geçiriyor, hocalarımızla vedalaşıyorduk. Bir yandan da Red Dead Redeption 2 gibi hikayesi duygusal bir oyunu bitirmem de Mayıs ayımı iyice duygusal yapmıştı. Bir seçim trajedimiz var ama ondan bahsetmeye gerek yok sanırım:) Aşağıda Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yazdığım blog yazılarını kronolojik sırayla ekledim.

Haziran ayı veda ayı. Sınıf arkadaşlarımla İstanbul Boğazı’nda düzenlediğimiz tekne balosundan rakılı veda masalarımıza kadar, Girişimcilik Vakfı mezuniyetinden arkadaşlarımızla vedalaşlarımıza kadar Haziran ayı benim için çok duygusaldı. 25 Haziran’da ev arkadaşım Yaşar ile birlikte İstanbul’daki evimizi kapattık ve İzmir’e kesin dönüş yaptık.

Temmuz başında ailemle İstanbul’a geldik mezuniyet için. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünden kepimi fırlatarak mezun olmuştum. Vakıf ile bağımız kopmamıştı, Temmuz sonunda İzmir’de vakıftan arkadaşlarımla denize gitmiştim.

7 Ağustos gibi Vakıf’tan yakın arkadaşım Nil ile birlikte bir düet yapmıştık.

Yazın İzmir’e dönünce, aile evinde olduğumdan dolayı iş dışında kalan zamanım artmıştı. Bu yüzden hobilerime ve kişisel gelişime daha fazla zaman ayırdım. 2021’de alıp Erasmus dolayısı ile yarım bıraktığım saz kursuna aynı hocam Aysun hoca ile tekrar başladım. 60-65 türkülük bir repertuara sahip oldum ve ritimli, semahlı birçok profesyonel türküyü öğrendim. Onun dışında, Ağustos ayında 112.8 kilo iken diyetisyen arkadaşım Ceren eşliğinde diyete başladım. Şu anda bu yazıyı yazarken (25 Aralık 2023) 99.5 kiloyum. Aynı zamanda son 1 aydır, eve aldığım eliptik bisiklet ile spor ve diyet ikilisi artı magnezyum ve vitamin d desteği ile harika bir yaşam tarzına sahip oldum.

Devam edelim. Üniversite bitince yazdığım bir yazı vardı. Bu yazı, tüm üniversite sürecimi özetleyen bir yazı, aşağıya ekliyorum. Doğum günümde yazmıştım.

Ağustos’tan devam etmeden önce Temmuz ve Ağustos’tan bahsetmek istiyorum. Bu iki ay çok büyük bir depresyonun içine düştüm. Halihazırda bir işimin olmasına rağmen, artık ne yapacağım konusunda fikrimin olmaması, artık kendi hayatımı kurmam gerektiğini farketmem gibi birçok olgu kafamda dolaşıp duruyordu. Hedefsizlik ve belirsizlik benim en büyük düşmanım. Bu da bana çok zarar vermişti. Toparlanmam Eylül sonunu bulmuştu.

Devam edelim. 8 Ağustos’ta App Store’da ilk oyunumu yayınlamıştım, 22 Ağustos’ta Bekir Doğmenç daveti ile İnternetten Para Kazanmak ile alakalı Podcast yayınında konuşmuştum.

Biraz değişik sırayla gittim ama yazı bitirebiliriz. Yaz genel olarak rutin ilerlemişti. Hem full-time çalıştığım şirket için, hem kendi şirketim için çalışıyor, bir yandan kitaplar okuyor, filmler izliyor, oyunlar oynayıp başarım geliştiriyordum. Sürekli olarak oyun geliştiriyor, blog yazıları yazıyordum. Haftasonları ise köye dedeme yardıma gidiyor, kardeşimi şehirlere (İzmir, Aydın vb.) gezmeye götürüyordum. Bir yandan da kafamdaki hedefsizliği ve belirsizliği silmeye çalışıyordum.

Bu arada her hedef – analiz yazımda belirtirim. Buraya yazdıklarımdan çok daha fazla şey yaşadım fakat kimini kayıt altına almadığım için, kimini önemsemediğim için, kimini unuttuğum için, kimini de özel olduğu ve ben de saklı kalmasını istediğim için paylaşmıyorum. O yüzden hayatımın işten veya belirli olaylar çerçevesinden ibaret sanılmasını elbette ki istemem.

Aşağıda, Haziran’dan Ekim ayına kadar olan blog yazılarımı görebilirsiniz.

Ekim ayına geldiğimde kararımı vermiştim. Öncelikli hedefim, dijital mecralarda yapmak isteyip yapamadıklarımı (2024 hedeflerinde belirttiğim) yapacak, belirli bir iş akışı ve pasif gelir akışı oluşturacaktım. Bu bana uzun vadede bileşik getirinin de etkisiyle güç sağlayacak, aynı zamanda olası iş değiştirme durumlarında arkaplanımın yani portfolyomun güçlü durmasını sağlayacaktı. Özetle dijitalde daha fazla var olacaktım. Ait olduğum yerde çalışmalarımı artıracaktım. Bu ilk hedefimdi.

İkinci hedefim ise, son dakika başvurduğum YDS ve ALES sınavlarına girmekti. YDS sınavı Ekim ayının sonunda, ALES sınavı ise Kasım ayının sonunda idi. Bu iki sınavdan iyi puan aldığım takdirde kenarda tutabilecek, 2024 Eylül’üne kadar elde ettiğim maddi manevi birikim ile yüksek lisansa gidecektim ve 2 sene boyunca dijital yetkinliğim ve akademik arkaplanımı birleştirerek işlerimi büyütecektim. Daha uzun vadeli plan ise, yüksek lisansı başarı ile bitirmem halinde dijital arkaplanımı da kullanarak doktoramı yurtdışına taşımak ve işlerimi küresele taşımaktı. Fakat bunun için detaylı plan yapmadım zira 2025 sonrasını şimdilik düşünmek istemiyorum. Çünkü 2025 sonrasına kadar belki de milyoner olacağım dijital içeriklerimle, kim bilir:)

Hedefimi belirlemiş, çalışmalarıma başlamıştım. Bir yandan full-time işim devam ediyor, bir yandan içerik üretiyor, bir yandan sınavlara çalışıyordum. Sınavlara nasıl çalıştığımın yazılarını yazdım, aşağıda paylaşacağım yazılarda görebilirsiniz. YDS’den 66, ALES’ten 81 aldım. Bu puanlar, istediğim yerlere girmek için bana yetiyor.

2023’ü bitirirken biri kapanış, biri ise başlangıç iki gelişme oldu. İlki Girişimcilik Vakfı Galası idi. Bu Gala ile ilgili yazım ve videom var, aşağıdaki blog yazılarından okuyabilirsiniz.

Diğeri ise, Erasmus ve İstanbul’da edindiğim tüm tecrübeleri İzmir’de uygulamak için beni İzmir ile birleştirecek, İzmir’de çevre yapmamı sağlayacak ve katkı sağlayabileceğim bir topluluk arayışındaydım. Bu topluluğu buldum ve İzmir Gençlik Meclisi’ne katıldım. Burası hakkında pek bir şey söylemem daha mümkün değil çünkü çok yeniyim, ama İzmir tarafında yapacaklarımız için heyecanlıyım. 2024 Analizi yazımı -eğer yaşarsam- yazdığımda daha detaylı bahsederim, zaten ara ara da güncellemeler paylaşmış olurum.

Ekim’den şimdiye kadar ki tüm blog yazılarımı aşağıya ekliyorum:

Adettendir, Youtube ve Instagram’a sürekli olarak paylaştığım saz videolarımdan bir tanesini bırakıyorum,

Evet..

2023 yılı bitti. Oyun oynayanlar bilir ne demek istediğimi, bu yıl benim için bir “checkpoint”ti. Bir “milestone”. Bir dönüm noktası. Ali Candan’ın 45. bölümde tamamen Polat Alemdar’a dönüşmesi gibi. Hayatımda, her ne kadar okurken çalışsam da sonuç olarak salt öğrencilik yıllarımın bitip yetişkinlik ve hayat kurma tarafına geçmiş hissettiğim bir yıl oldu. O yüzden Haziran ayına kadar elimdekilere daha fazla değer verip tadını çıkarmaya, daha çok öğrenci hayatı, öğrenci evi hayatı ve gezmeli bir hayat yaşamaya çalıştım. Haziran’dan sonra 2 aylık bir buhrandan sonra hedefimi belirledim, toparlandım, ürünlerimi çıkarttım, gerekli sınavlara girdim ve başarılı sonuçlar aldım. 2023, benim için iyi bir yıldı. Toparlama yılıydı. Şimdi ise birçok deneyim, yetkinlik ve bilgim ile önümde yeni bir sayfa açılıyor.

2024 Hedefleri

2024, içinde eksik kaldığım veya kaldığımı düşündüğüm ne varsa tamamlama yılı olacak. Ayrıca yeni hayatıma hazırlık yılı olacak. Çünkü şöyle bir şey var, Aralık ayı’nda açıklanan YDS ve ALES sınavlarımı vaktinde kullansaydım ben Şubat ayında direkt yüksek lisansa başlayabiliyordum. Ama ben bunu istemedim. Çünkü alelacele yüksek lisans yapmak yerine, Eylül 2024’e kadar tam odaklı çalışıp elimdekileri geliştirirsem, hem maddi anlamda hem de bilgi birikimi olarak çok üst düzey noktada olabilirim. Böylelikle yeni hayatıma geçişim daha konforlu olur ve bu iyi psikoloji ile hayallerime yaklaşmak daha rahat olur düşüncesindeyim.

Geçen sene, bu sene için ne yapacağımı bilmiyordum. Biraz dinlenme yılı ilan etmiştim. Kısmen öyle oldu, Haziran sonrası ise tüketme yılı oldu yani olabildiğince içerik ve bilgi tükettim.

Yeni yıldan ise beklentim oldukça büyük:

  • Çalıştığım şirkette ve bağımsız projelerimde verimimi artırmak amacıyla veri bilimi ve e-ticaret konularında konuşabilecek ve proje üretebilecek bilgiye sahip olmak, bazı işlerimi otomatize etmek.
  • google play ve app store’da en az 10 oyuna sahip olmak
  • blogumdaki içerik sayısını 1000’e çıkarmak, diğer blog sitelerimdeki içeriklerin sayısını 500’er yapmak ve Adsense gelirlerimi artırmak
  • Udemy’deki WordPress ve SEO kurslarımı güncellemek ve yeni Unity kursu paylaşmak. Şu anki 4000 öğrenci sayımı 10.000’e çıkarmak.
  • Kitaplığımdaki kitapları bitirmek ve elde ettiğim bilgi ve deneyimleri blogumda paylaşmak (yaklaşık 50 kitap)
  • İzlemediğim popüler dizi ve filmleri izlemek (Star Wars, Prison Break gibi) ve bloguma not almak
  • ALES ve YDS’deki geçer notlarımı (ALES 80, YDS 66) kullanarak 2024 Sonbaharında başlamak üzere alanlarımdan biri ile alakalı, kışın karar vereceğim bir bölümle, yüksek lisansa başlamak ve alanımda akademik olarak uzmanlaşmak
  • Yatırım portföyümü bileşik getirinin de etkisiyle dolar bazında 10 katı ve üzerine çıkarmak
  • Diyetisten eşliğinde Ağustos 2023’de 112 kilo olarak başlayıp Ocak 2024’e 99 kilo olarak girdiğimi söylemiştim. 2024’te bu kilonun üstüne çok çıkmak istemiyorum.
  • Saz kursuna devam ettiğimi söylemiştim. Şu anda ritimleri çalabiliyor, semahları ve zeybekleri söyleyebiliyorum. 2024’te “Çeke Çeke” gibi zor parçaları da çalabilmek istiyorum.

Onun dışında şu anki sosyalliğimden, iş planımdan memnunum. Hayatıma gelecek ekstra yeniliklere de açığım.

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım 2024, hepimize önce sağlık, sonra huzur, sonra mutluluk ve tabii ki bol kazanç getirir.

Sağlıcakla kalın!

Bizim Savaşımız Ruhani Bir Savaş

Gerçekleri görmeni engellemek için, gözlerinin önüne çekilen bir dünya bu.

Ne gerçeği?

Bir köle olduğunun gerçeği Neo.

Milyarlarca insan düşün.

Aynı telefona sahip olabilmek için deliriyorlar.

Aynı dizileri izliyorlar,

Aynı şarkıları dinliyorlar,

Aynı kıyafetleri giyiyorlar,

Daha da önemlisi ne biliyor musun?

Aynı şeyleri hissediyorlar,

Aynı şeylere duygulanıp,

Aynı şeylere gülüyorlar.

Bu insanların köleden ya da robotlardan ne farkı var?

Reklamlar yüzünden araba ve kıyafet peşinde nefret ettiğimiz işlerde çalışıp gereksiz şeyler alıyoruz.

Daha komik olan ne biliyor musun?

Bütün bunları kendi hür iradeleriyle yapıyor olduklarını sanmak.

Matrix her yerdir.

Pencereden baktığında ya da televizyonda onu görebilirsin,

Çalışmaya gittiğinde onu hissedebilirsin.

Bizim savaşımız ruhani bir savaş

En büyük buhranımız hayatımız.

Bu yazıyı bugün sosyal medyada gördüm. Beni çok etkiledi açıkçası. Robotlaşmadan, farklılık oluşturmak gerekiyor. Orijinal olmak, herkes gibi olmamak, işte bu dünyaya iz bırakmanın sırrı bu. İz bırakın, farklı olun. Maddi açıdan, kariyer açısından bahsetmiyorum. Bir şekilde özgün olun işte.

İlkokul Öğretmenim Hakan Yağcı’dan Anılar

Beni hayata hazırlayan insanlardan başı çekenlerdendir Hakan Hocam. Tam bir cumhuriyet öğretmeni.

Aşağıda, kendisiyle olan röportajım ve 1. sınıftaki okuma bayramının linki var. Dilekolay 16 sene…

https://drive.google.com/file/d/1Qh0o7MS64PF7PlOcsEIl-Mr-L0rExQ8m/view?usp=share_link

https://drive.google.com/file/d/1sBLqADsDpGbRqrG1ySqEYPdA3tRvmGT3/view?usp=share_link

2022 Analizi, 2023 Hedefleri | İstenilenler Elde Edildi, Daha Büyüklerine Yelken Açıldı

Herkese merhaba,

Nedense, bu seneki “analiz – hedef” yazımı daha duygusal yazıyorum eskilerine nazaran. Çünkü 2022 yılı, hem duygusal, hem maddi, hem fiziksel olarak birçok bedel ödediğim, ama karşılığında hayatımın sonuna kadar beni güçlendiren ve belki de çok büyük adımların başlangıcı olan olayların yaşandığı, inanılmaz, bir o kadar olgunlaştığım, bir o kadar çabaladığım, muhteşem bir yıldı.

Diğer bölüme geçmeden önce, eski yazıları aşağıya ekliyorum, okuyabilirsiniz:

2018 Analizi, 2019 Hedefleri

2019 Analizi 2020 Hedefleri • En dolu yılımsın 2019 !

2020 Analizi, 2021 Hedefleri

2021 Analizi 2022 Hedefleri – İstediklerimi Almaya Başladığım Bir Yıl

2022 yılı, benim üniversiteye geçene kadar “üniversitede şunları yapacağım” dediğim ve gerçekten “şunları” yaptığım bir yıldı. Bu sene birçok farklı güzel şey yaşadım ama en önemli iki olay, Erasmus gibi harika bir macera yaşamam, bu süre zarfında 12 ülke 35 şehir gezmem, ve Ekim ayında ise kendi şirketimi açmak oldu. Bu sayede istediğim işleri almak, kendi işlerimi büyütmek, satın alma özgürlüğüne kavuşmak, kişisel gelişimimi artırmak gibi birçok durum başıma geldi. İyi ki geldi.

Efendim adettendir, öncelikle yazımızın şablonuna uygun olarak geçen sene ne hedefler belirlediğimize bakalım:

“2022 benim için ilk şirketimi kurduğum ve Avrupa’da gezdiğim bir yıl olsun özetle”

Bu kadar net bir hedef belirleyip bunu tutturduğum için kendime, aileme ve her daim beni destekleyen “dostlarıma” minnettarım.

Bu benim genel hedefimdi, ama alt hedeflere geçmeden şöyle bir geriye gidip neler yaptığıma bir bakalım:

1 Ocak’ta ailemle birlikte yılbaşını kutlayarak 2022’ye girdik.

Geçen senenin yazısından hatırlarsınız, 23 Kasım 2021’de hem Girişimcilik Vakfı’ndan kabul almıştım hem de İspanya vizem çıkmıştı. O günden beri Vakıf ve Erasmus hazırlıklarına koşturdum. 31 Ocak olan uçak tarihim yaklaştıkça bu heyecan daha da arttı. Şu an bile bu satırları yazarken heyecanlanıyorum, çünkü ilk defa bu kadar uzun süre ailemden kopacaktım, ilk defa yurtdışına çıkıyordum.

31 Ocak’ta kadar iki farklı duruma zamanımı ayırıyordum: birincisi ailemle olabildiğince zaman geçirmek, ikincisi işlerimi devam ettirmek (tam zamanlı ve freelance işler devam ediyordu çünkü, hâla ediyor detayını açıklayacağım). Özellikle aile kısmı çok önemliydi, çünkü yurtdışına gitmeden ailemle ne kadar vakit geçirirsem o kadar kârdı. Tabii bu süre zarfında sınavlarım da vardı, ara ara İstanbul’a gidiyordum, vakıftaki arkadaşlarla falan vakit geçiriyordum.

16 Ocak’ta lise arkadaşlarımla tiyatroya gitmiştim. İstanbul’da kaldığım süre boyunca tüm arkadaşlarımla vakit geçirip onlarla da olabildiğince zamanı değerlendirmek istiyordum. Dostlar, her zaman derim, aile, dostluk, sevgi, arkadaşlık, bunlar bizi insan yapan olgular. En değer verdiğim olgular.

Teker teker dostlarımla, arkadaşlarımla vedalaşıyordum. Ve tabii ki, hem liderim, hem mentörüm, değerli patronum Serkan abi ile de Erasmus öncesi görüşmemizi yapmıştık:)

21 Ocak’ta Girişimcilik Vakfı’nın genel buluşması olan FellowUp konseptinin ikinci buluşmasıydı..

ve 31 Ocak. Erasmus maceram başlamıştı. O gece sabahlamıştım.

O gün, ailemden ayrılmanın bir hüznü vardı içimde. Garip bir histi. Bir yandan hayallerime kavuşmanın verdiği gurur, bir yandan ailemin gözyaşları, ama mutlu, bir o kadar endişeli gözyaşları, bir yandan belirsizlik, bunun getirdiği düşünce telaşları, çok farklı duygular içerisindeyim. Sonrasında, Polat Alemdar’ın sözüyle, “Sonunu Düşünen Kahraman Olamaz” mottosuyla önümü asla göremediğim bu yola çıktım.

Havalimanı köşelerinde böyle uyuyordum. Bu köşelerde uyuma serüvenim Erasmus boyunca çok fazla artacaktı.

Ve ulaşmıştım. Binbir türlü zorlukla, otobüste mide bulantısından tutun 2 günlük uykusuzluğa kadar bin türlü olayla Salamanca’ya varmayı başarmıştım. Yeni arkadaşlarımla tanışmıştım. Bunların hepsini “Erasmus Emço” konseptimde bahsettim, aşağıda izleyebilirsiniz..

Şimdi buraya Erasmus’ta yaşadıklarımı yazıp sizi sıkmayacağım. Çünkü hayatımın en maceralı, en güzel 6 ayı idi bu süreç. O yüzden, hepsinin kaydını anlık aldım. Vloglarda her yaşadığımı kaydettim, yalnız sadece İtalya vlogu yok onu montajlamayı unutmuşum Tabii İtalya kısmına Instagram hikayelerimde bol bol yer vermiştim, oradaki öne çıkarılanlardan bakabilirsiniz: https://instagram.com/kabakciemirhan

Ama şunu söylemeliyim ki, bu satırları yazarken çok duygulandığım kesin. Havalimanlarında yattığım, partilerde sabahladığım, sokaklarda çalıştığım, hostel bulamayıp kaldırım taşlarında uyuduğum bir süreçti bu. Hâla daha idrak edemiyorum, mükemmeldi..

Bu süreç zarfında kariyerimde çok bir değişiklik olmadı. Bazı yabancı işler almıştım, Komunite’ye katılmıştım, tam zamanlı işime devam ediyordum. Onun detayına da aşağıdaki şu videodan ulaşabilirsiniz:

Erasmus sürecini çok uzatmayayım. 18 Haziran’da ülkeye dönüş yaptım. Dönüş yapar yapmaz yaptığım iş ev tutma sürecini halletmek olmuştu. Kardeşim gibi gördüğüm Yaşar arkadaşımla bir ev bulduk Beşiktaş’ta, ev sahipleri de İzmir’e taşınacakları için hemen fiziksel olarak sözleşmeyi imzaladık. 6 aylık düzensiz ordan oraya geçen, Erasmus öncesi ise yurtlarda, misafirhanelerde, arkadaşlarımın evlerinde geçen göçebe yaşamdan sonra artık benimde bir düzenim olacaktı..

23 Haziran’da lise arkadaşlarım Güven, Levent, Rumeysa ve ben, Mustafa ve Erkan hocalarımızın teşvikleriyle Ortaklar Fen Lisesi Mezunlar Derneği’ni kurduk. Bu dernekle bir buluşma ayarlacak, çeşitli etkinlikler için planlamalar yapacaktık.

Oyun oynamayı özlemiştim. Saz çalmayı özlemiştim. Araba sürmeyi özlemiştim. Erasmus dönüşü hepsini hızlıca gerçekleştirip bir dinlenme seansı yaptım. Saz çaldığım videoları Youtube kanalımdan ya da Instagram hesabımdan izleyebilirsiniz..

18 Haziran’dan 17 Temmuz’a kadar pek bir şey yapmış sayılmam. Tam zamanlı işim devam ediyordu, freelance tek tük işler alıyordum, ailemle ve arkadaşlarımla hasret gideriyordum, bol bol geziyordum. 17 Temmuz’da babamla birlikte yola çıkıp İstanbul’a evime yerleşmeye gitmiştik.

Sonra yaz okulu başladı. Eve çıktığım için arkadaşlarım geldi, beraber ortamlar yaptık, okula gittim geldim, kariyer anlamında yine bir atağım yoktu. Arkadaşlarımla takılmak, evde bilgisayar oynamak hoşuma gidiyordu, yaz okulu derslerim zaten vaktimi alıyordu. Sanki bir şeyin zamanını bekliyor gibiydim.

18 Ağustos doğum günümdü. Arkadaşlarım bana unutamayacağım doğum günleri düzenlediler..

Sonrasında ise, yaz okulum devam etti ve bitti. Bittikten sonra İzmir’e döndüm, OFL MED ile ilgilendim, ailem arkadaşlarım ve işim ile zaman geçirdim.

Eylül başında koronavirüse tekrar yakalandım. Bayağı hırpalanmıştım.

26 Eylül’de İstanbul’a tekrar döndüm.

29 Eylül’de, Girişim Haberleri kurucusu İsmail Karaçengel kardeşimin davetiyle Girişim Haberleri Buluşmasına gittim.

4 Ekim’de harika bir olay oldu. Yenibirlider Derneği’nin düzenlemiş olduğu Sosyal Fayda Hackathon’unda 3. Olduk. Bu güzel sonuçla birlikte hem para ödülü, hem Yenibirlider 10. Yıl Buluşması’nda bulunma şansı, hem de Özgür Demirtaş, Getir kurucusu Nazım Bey gibi isimlerle bir araya gelme şansı elde ettim. Buradan tekrar ekip arkadaşlarım Elif Damla ve Emre’ye teşekkür etmek istiyorum.

10 Ekim’de ise, üniversite hayatım boyunca en çok istediğim iki şeyden birini gerçekleştirdim. Birincisi Erasmus’tu. İkincisi ise, KENDİ ŞİRKETİMİ KURDUM.

Önceki yazılarımdan, sosyal medya hesaplarımdan bilirsiniz. Bu zamana kadar birçok farklı yerde, gönüllü olarak, paralı olarak, stajyer olarak, birçok durumda yer aldım. Hackathon’daki 3.’lükten sonra, ayrıca Kerimcan arkadaşımın beni gaza getirmesiyle artık vaktin geldiğini düşündüm. Çünkü, birçok farklı işle uğraşıyordum, hepsini ayrı ayrı seviyordum. Neden hepsini bir iş kolu olarak yürütüp tek şirket altında ilerletmeyeyim ki? Freelance web geliştiriyordum, dijital pazarlama hizmeti satıyordum, mobil oyun yapıyordum, piyasada bini aşkın stok fotoğrafım vardı, Udemy’de iki tane kursum vardı. Neden bunları profesyonelleştirip fatura kesmiyordum, yurtdışına çalışmıyordum? İşte tüm bu soruların cevabını verdim, 10 Ekim’de şirketimi kurdum ve kendi rotamı, kendi markamı profesyonel olarak çizdim.

Tabii bu esnada tam zamanlı işim de devam ediyordu, yani “Tam zamanlı çalışırken kendi işini de yapanlar” kafilesindeydim.

Devamında kendi işim, çalıştığım yer, okul ve staj olarak zamanımı bölüyordum..

Sosyallikten de pek tabii fire vermiyordum. Her Cuma ya da Cumartesi lise arkadaşlarımla halı saha yapıyor, haftasonları çalışmıyor ya da olabildiğince işlerimi minimuma indiriyordum. Boş zamanlarımda saz çalıyor, geziyor, oyun oynuyordum. Bu rutin şu anda da devam ediyor.

10 Kasım’da kendi şirketime ilk aylık faturamı kesmiştim.

Apple hayranı olduğumu biliyorsunuz, bunun sebebi o muhteşem ekosistemin birbiriyle harika bir uyumla çalışması. Bu konuda da bir yatırım yaparak, aileye yeni bir iPad Air ekledim.

24 Kasım’da, Girişimcilik Vakfı’nın bize özel davetiyle Ülker Arena’da Fenerbahçe Derneği’nin etkinliğine gittik. Burada, Mor ve Ötesi, Fahri Atakoğlu gibi isimlerin konserlerini dinleme, Cem Yılmaz, Ali Koç gibi isimlerin konuşmalarını dinleme şansına sahip olduk.

26 Kasım’da Girişimcilik Kulübü’nün ilk buluşmasına gittim.

30 Kasım ya da 1 Aralık gibi Oyun Uygulama Akademisi’ne kabul oldum. Buradaki amacım, var olan Unity ve Flutter becerilerimi iyiden iyiye geliştirip hem sertifikalandırmak, hem de kendi şirketime yapacağım oyunlar için bilgi birikimimi artırmak.

9-10 Aralık’ta canım ailem Girişimcilik Vakfı’nın yeni sezon ilk buluşması vardı.. Ahu Serter gibi isimleri dinlediğimiz, birbirimizle tekrar bir araya geldiğimiz, The Game’de oyunlar oynadığımız, karaoke yaptığımız muhteşem bir etkinlikler silsilesi oldu.

Ve şimdi, bu satırları yazarken ayın 20’si. Takvimim hep dolu, yeni yeni etkinliklere de gideceğim, aldığım işleri tamamlayıp yeni işlere de yelken açacağım.

Şimdi ise, şuna bakmalıyım, ben 2023’te ne yapacağım?

Geçen seneki “analiz – hedef” yazılarımda şunu farkettim, çok fazla şey yapmışım, çok fazla analiz yapıp çok fazla hedef koymuşum ve ertesi senelerde bunları gerçekleştirmişim. Ama artık üniversite yıllarım için hedef kalmadı, yurtdışı hayalimi gerçekleştirdim (fazlasıyla), işimi kurdum, çevre yaptım, kendimi geliştirdim. Şimdi ise, çok daha olgun, çok daha profesyonel bir hedefim var.

Şöyle ki, 2023 hedefim öncelikle mezun olmak  Üniversiteden ve İstanbul’dan alacağımı aldım, vereceğimi verdim. Bu sene yaz okulundan itibaren olmak üzere, 2023’te de okul çok fazla vaktimi alacak çünkü stajda ders anlatıyorum, kendi derslerimde de yoğunluk var. O yüzden okulun bitmesi benim için önemli ki artık hayata atılayım.

Bu süre zarfında, yarışmalara katılmaya devam etmek ve kendi şirketimin iş kollarını büyütmek istiyorum, örneğin el kitaplarımı Gumroad ve Etsy üzerinde piyasaya sürmek gibi. Bunları önceden planlamıştım, Ocak sonrası uygulamaya koyacağım. Bir adet mobil oyunum var, onu da piyasaya sürmek istiyorum, hatta oyunları piyasaya sürmeyi artırmayı istiyorum.

Yatırımlarımı, borsa işlemlerimi ve iş kollarım arasındaki likit akışını artırıp bir otomatikleşme oluşturmak istiyorum. Artık ben para için değil, paranın benim için çalışması lazım, bunu hırs olarak algılamayın lütfen, “davranışsal ekonomi” ağzıyla konuşuyorum. Pasif gelir, yumurta sepeti, portföy yönetimi, zaman yönetimi konularından daha önce bahsetmiştim. Youtube kanalımı inceleyebilirsiniz.

Okul biter de mezun olursam ne yapacağımı bilmiyorum. Gerçekten, bu yazıyı 5 senedir yazıyorum ama ilk defa bir hedef koyma da başarısızım şu an. Çünkü 2023 Haziran’ında diplomamı aldığımda ne yapacağıma dair hiçbir fikrim yok. Evet, maddi özgürlük ve hayatı idame ettirme konularını yukarıdaki yaptıklarım ve yapacaklarımla çözüyorum, ama nerede yaşarım, nereye odaklanırım, nereden evimi alırım gibi konularda bir fikrim yok. İzmir’e ailemin yanına ya da yakınına dönebilirim, yurtdışına gidip çalışabilirim, İstanbul’da kalabilirim, hiçbir fikrim yok, hepsi benim için uygun hedefler. O yüzden bu hedefi akışına bırakacağım. Bu hedefin opsiyonel olmasının sebebi, 2023’ün çok hareketli geçeceğini önceden öngörmemdir. Seçim yaklaşıyor, enflasyon çok yüksek, kendi işimi başlattım, belirsizlikler hat safhada. O yüzden, bekle gör politikası uygulayacağım.

Açıkçası başka hedefim yok. Kendimi geliştireyim gibi hedefler koymayacağım çünkü onlar artık otomatik olarak gerçekleşiyor. Özellikle tableti aldıktan sonra tüm kütüphanemi dijitale taşıdım ve Mac üzerinden yaptığım işlemleri iPad üzerinden okuduğum kitaplarla ve notlarla destekliyorum. Ekosistemimi oluşturdum, hedeflerimi gerçekleştirdim. Bundan sonrasına biraz da zaman karar verecek. Ben sadece işime odaklanacağım.

2022’yi analiz ettim. Daha birçok olay, özellikle Erasmus’ta olmak üzere birçok güzel anı biriktirdim ama hepsini burada paylaşmam mümkün değil. 2023’te harika şeyler olacak, ama hepsini hedef olarak belirtmem de mümkün değil. Geçen seneler biraz daha öngörülebilirdi, ama artık üniversite hayatımın sonuna yaklaşıyorum. Seneye bu yazıyı daha farklı yazacağımı biliyorum. Belki yurtdışına yerleşmiş, belki İzmir’de, memleketimde güzel bir sahil kıyısında otururken, belki o evin içinde bir çalışma odası kurup orada, belki ailemin yanında, belki okulu uzatıp yine İstanbul’da, belki yüksek lisans yaptığım okulumun sınıfında, bilemiyorum. Şu an içimde, lise son sınıfın son cumasının ince kederi var. İlmek ilmek işlediğim üniversite yıllarım, önümüzdeki sene bitecek ve bu yıllar her istediğimi yaptığım yıllar oldu. Bu isteklerimi yaparken çok büyük bedeller ödedim ama onları burada bahsetmeyeceğim. Bazılarını biliyorsunuz zaten. Ama o bedeller ödenmese, olgunlaşamayız öyle değil mi?

Dostlar, bu yazıya devam edersem size rakı masası kurdurtmak zorunda kalacağım. Nedense bu seneki yazımda biraz duygulandım. Artık her şey daha da ciddileşti. Bir oyunun içerisindeysek eğer, ilk Boss’u kestik. Bir dizinin içerisindeysek eğer, başrolün en yakın arkadaşı ölüyor. Değişim içindeyim. Buna, bunca sene çabaladığım ve sonunda maddi özgürlük sağladığım işlerim, en sonunda kendi işini kurmam, Erasmus’ta biriktirdiğim harika anılar sebep oldu, ve bunların çoğunun 2022’de gerçekleşmesi beni şaşırttı.

Okuduğunuz için çok teşekkür ederim. Seneye sağ olursam eğer, tekrar görüşmek dileğiyle. Bakalım hayatımda neler değişecek, neler göreceğim, neler yaşayacağım, ne hedefler belirleyeceğim…

İnsan kendine de vakit ayırmalı..

Bu kadar koşuşturmacanın, işin arasında arkadaşlarımızı, ailemizi ihmal ediyoruz. Ben gurbette olduğum için ailemi göremiyorum, işler yüzünden de arkadaşlarımı. Bundan dolayı, son zamanlarda kendime zaman ayırmaya başladım ve baktığım zaman, işlerdeki verimim arttı. Çünkü biz insanız, hele ki ben 19 yaşında bir bireyim, zaten 23 – 24 yaşından sonra hayatım iş ile geçecek, neden kendimi çok sıkıyorum ki ? Elbette sorumluluk almam ve hırsım devam edecek, fakat boş zamanlarımı kendime ve arkadaşlarıma ayırdığım zaman aldığım verim çok daha fazla, ayrıca insan olduğumu da hatırlıyorum.