Yeni Motorum İlk Aracım Kymco Downtown 250l

Bu sene hedeflerim arasında İzmir içinde yüksek lisans yapmak var, 2023 analizi 2024 hedefleri yazımda belirtmiştim. Fakat şöyle bir şey var ki, İzmir içi ulaşım pek iyi değil. Sadece merkezdeki ulaşım iyi fakat ben Bayındır’da yaşıyorum ve yüksek lisans yapmak istediğim yer Urla. Bu iki ilçe arası kişisel araçla bir buçuk saat sürerken toplu taşıma ile tam 4 saat sürüyor. Aktarmalar da cabası.

Bu yüzden, artık kendi aracımı almanın vaktinin geldiğini düşündüm. Önce araba düşündüm, fakat 23 yaşında bir genç olarak bu yaşta büyük faizli kredilerle uğraşmak istemedim. O yüzden, bütçemin el verdiği arabalara baktım ve o paraya hep 2005, 2006 model ikinci el arabalar alabildiğimi farkettim.

İlk aracımın ikinci el olmasını istemiyordum. Ayrıca, o kadar emekle kazandığım parayla içime sinmeyen bir araba kullanmak istemedim. Sonra, ailemle konuşurken ortaya çıkan güzel bir fikir ile, son model motor alabildiğimi ve neden motor olmasın dediğimi farkettim. İlk başta herkes gibi Honda ve Yamaha markalarını araştırsam da, piyasadaki tekelleşmeden dolayı bu motorların sıfırını bulmak mümkün değil. O yüzden ben de başka modellere baktım. Motordan anlayan çevremden yardım istedim. Çalıştığım şirketten ekip arkadaşımın önerisi ile Kymco markası ile tanıştım. Kymco, Türkiye’de pek bilinmese de Avrupa’da en çok satan Scooter markasıymış. Dünyada da ilk üçteymiş. Tayvan markası olup yıllardır kaliteli ürünler üretiyormuş, zamanında Honda’ya parça üretiyormuş.

Ardından piyasayı soruşturdum ve Gaziemir’de Doğan Trend’de sıfırının olduğunu öğrendim. Doğan Trend’e de hızlı işlemleri ve ilgi alakaları için buradan çok teşekkür ediyorum. Motoru sipariş ettikten sonra plaka, ruhsat, sigorta işlemleri ile birlikte tüm işlemler bir hafta içinde oldu, bir haftada motoru teslim aldım yani. Mükemmel bir hızdı.

Kymco Downtown 250l Nasıl Bir Motor?

Kymco Downtown 250l

Öncelikle şunu söyleyeyim, harika bir motor. Bu yazıyı yazarken halihazırda 180 km yol yapmış durumdayım. Motoru ilk aldığımda Gaziemir’den Bayındır’a 50-60 km yol yaptım. Hava yağmurluydu. Ama motor o kadar heybetli ve rahat ki, sanki arabadaymışım ama özgürmüşüm gibi hissettim.

Bu motorun en çok öne çıkan kısmı, konforu. Selesi dünyadaki en rahat selelerden biri. Bel desteği de var. Uzun yol yapsanız bile bel ağrısı çekmiyorsunuz.

Hız konusu ise ben ortalama 105-110 km/s ile sürüyorum. Motor zorlaması falan olmuyor. 150-160 km/s yaparsam biraz zorlanıyor. Ben zaten o kadar hızlı sürmeyi sevmiyorum. Bana 110 km/s yeter, o da aşırı rahat bir şekilde karşılıyor. Motor 250’lik.

Aracın bagajı çok büyük. 2 adet kask alıyor. Kask olmazsa dünya kadar eşyayı koyabiliyoruz. Ayrıca gidonun sağ ve sol altlarında açılır bölmeler var, oralara da telefon cüzdan rahatlıkla sığıyor. Hatta sol alt bölmede usb girişi de var, telefonu şarj edebiliyoruz. Telefonu oraya şarja sokup, telefondan haritaları açıp motorun önüne koyup istediğimiz yere gidebiliriz anlayacağınız üzere.

İbre göstergesi hem analog, hem dijital. Telefona bağlayabiliyoruz, böylelikle gelen mesajları, aramaları görebiliyoruz.

Şu anki deneyimim 10 üzerinden 20 var falan. O derece memnunum. Havalar biraz ısınınca motoru alıp Ege turu yapmayı da düşünüyorum. Maxi Scooter isteyenin düşünmeden alabileceği bir motor.

ALES Nasıl Çalışılır? ALES’e Nasıl Çalıştım?

Merhaba, ALES, tam adıyla Akademik Personel ve Lisansüstü Eğitimi Giriş Sınavı, akademik kariyer yapmak isteyenler için mutlaka girilmesi gereken bir sınav. Bu yazımda ALES nasıl çalışılır sorusuna kendi deneyimimle cevap vereceğim. Ben de yüksek lisans yapmak istediğimden ve hedeflerim arasında akademik kariyer de var olduğundan ALES/3 2023 sınavına girdim. Branşlarımın ortalamasının 80 olduğu sınavdan aldığım sonucu aşağıda görebilirsiniz.

ALES’ten 80 Aldım, Nasıl Çalıştım?

Şimdi şunu belirtmekte fayda var, ALES’te bildiğiniz gibi 50 soru Türkçe, 50 soru Matematik soruluyor. Matematik konularını en son 2018 yılında TYT’te çalışırken çalışmıştım, o günden beri üniversite dahil olmak üzere hiçbir şekilde karşılaşmadım. O yüzden kendimi analiz etmek için bir adet çıkmış sınav çözdüm ve türkçe ve matematikte hangi konularda eksiğimin olduğunu farkettim. Eksik olduğum tüm konuları not aldım ve formülleri, mantıkları ve soru tiplerini tekrar ederek ve bu çalışma sistemini tekrar ederek çalışmalarımı devam ettirdim. Bu şekilde çalışarak hatalarımı görüp düzeltme fırsatım oldu.

Aşağıda, ALES’e çalışırken çıkardığım notlarımı ve takip tablomu görebilirsiniz.

GTA 6 Fragmanı Sonunda Çıktı!

GTA 6 Fragmanı nerede, gta 6 fragmanı istiyoruz diye diye 10 senedir bekliyoruz. Sonra bir baktık ki Rockstar, 2018’de başta kimsenin takmadığı ama sonra insanların oynadıkça efsane olduğunu farkettiği Red Dead Redeption 2’yi çıkardı. Ve şimdi, 5 Aralık 2023, Grand Theft Auto VI, namı diğer GTA 6 fragmanı sizlerle.

Ben fragmanı beğendim. Çok büyük bir harita var, bataklıklar, ormanlar, plajlar, şehirler, harita çok büyük. Karakterlerin hareketleri RDR2’deki hareketlere ve fiziğe benziyor, beğendim. Bir şey dikkatimi çekti, fragman içinde çok fazla “canlı yayın animasyonu” var, bu benim aklıma şunu getirdi, gerçek hayattaki gibi, insanlar oyunda Instagram kullanıp yayın açacak mı? Böyle bir şey olursa yani oyun içinde Instagram veya adı her ne olursa o tür bir muhabbet olursa yer yerinden oynar. Çünkü herkes birbiriyle rekabet etmek için yayın açar, birbirine hava atar.

Diğer detayları zaten biliyorduk. Keşke sızıntıları görmeseydik ama oyunun Vice City’de geçeceği, Lucia ve Jason adında iki karakteri yöneteceğimiz falan hepsi belliydi. O yüzden o konularda yeterince heyecanlanmadım, zaten sızıntılar olduğundan beri heyecanlıyım o konuda. Beni bu fragmanda en çok etkileyen iki şey, grafiklerin ve fiziğin kalitesi, bir de yukarıda bahsettiğim oyun içi sosyal medya muhabbeti.

Hadi bakalım hayırlı olsun. Yıllardır beklediğimiz GTA 6 Fragmanı bugün çıktı. 2025’e kadar setup’lar dizilsin:)

App Store’daki ilk oyunum Let’s Hurry Up yayında!

App Store’daki ilk oyunum Let’s Hurry Up! Yayında🎉
Oyunun mantığı, ortada yer alan rengi butonlara tıklayarak tutturmak, tutturursanız +1 puan tutturamazsanız -1 puan yiyorsunuz. İsminizi girerek adınızı global skor tablosuna yazdırabilir, diğer oyuncularla rekabet haline girebilirsiniz
https://apps.apple.com/tr/app/lets-hurry-up/id6455461431?l=tr

Girişimcilik Vakfı Memleketimde, İzmir’de!

Herkese selamlar,

Şöyle başlayayım, İzmir benim doğup büyüdüğüm şehir. Tüm ailem yıllardır burada. Biz yıllardır Bayındırlıyız fakat babamın işi dolayısıyla benim çocukluğum 7 sene boyunca Urla’da geçti. Liseyi de Aydın’da okuduğum için, aslında bu 3 yere memleketim diyebiliyorum 🙂 Ve şimdi, içinde olmaktan büyük onur ve gururlandığım Girişimcilik Vakfı, burada, Alsancak’ta ve Urla’da!

Bildiğiniz gibi, Türkiye Girişimcilik Vakfı benim İstanbul’da içinde bulunmuş olduğum en büyük topluluk. İşbirlikleriyle, katılımcılarıyla, üyeleriyle (bizim dilimizde Fellow ya da Challenger), mezunlarıyla (bknz. Alumni) çok çok büyük bir ağ. Bu kadar büyük bir ağ olup da herkesle iç içe olabilmek de sanırım sadece buraya özel. Girişimcilik Vakfı ile alakalı önceden yazdığım yazılara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

Bugünkü yazımda size bahsetmek istediğim haber aslında benim için oldukça fazla mutluluk verici bir etkinlik. Ayrıca gurur verici de. Bunun sebebi şu, bildiğiniz üzere benim benimsediğim bir felsefe var: “Büyük yerin küçük insanı olacağına küçük yerin büyük insanı ol”. Bu felsefe, aslında büyük yerin büyük insanı olmak için de gereken bir adım. Bu adımın da en büyüğünü, içinde olduğum ve harika işler çıkartan İzmirUp ekibi ile birlikte Girişimcilik Vakfı Fellowup etkinliğini İzmir’e taşıyarak gerçekleştirdik.

Ben bu ekipte teknik tarafta yer aldım. Tasarım işleri, teknik konular tarafındaydım fakat her ekip üyesi gibi birçok farklı yere de koşturdum, yeri geldi fatura kestim, yeri geldi başka ilçeye gidip eşya alıp geldim. Etkinliği en güzel yapan şeylerden biri de buydu, ekip tüm işlerinden gerekirse fedakarlık etti ve bu hafta için canla başla çalıştı. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Şimdi izin verirseniz, yaşantı sırasına göre yaptıklarımızdan bahsetmek istiyorum.. Girişimcilik Vakfı Haftası’na hoşgeldiniz..

29 Nisan’a kadar canla başla çalıştığımız etkinliğimizde, 29 Nisan’da tüm Fellow ve Challenger’lar yavaş yavaş toplanmaya başladı. Ben de Bostanlı’ya, arkadaşlarımın yanına gittim. O gün bayağı bir dolaştık. Telaş başlamak üzereydi.

30 Nisan’da ben de kalacak olan Fellow arkadaşlarımı karşılamaya arabayla havalimanına gittim. Gün boyu İzmir’i dolaştıktan, yedik içtikten sonra köye döndük. İstanbul’un o stresli hayatından sonra köydeki evimize dönüp bahçede ateş yakarak muhabbet etmek hepimize iyi gelmişti. Ertesi gün, 1 Mayıs’ta aynı şekilde gezmeyle geçmişti. Tüm İzmir’i, ekstra olarak Aydın’ı dolaşmış, etkinliğe hazırdık. Ben bir yandan boş bulunduğum her an işlerimi yetiştirmeye çalıştırıyordum. Çünkü “Digital Nomad” / “Dijital Göçebe” olmak bunu gerektirir.

Ve 2 Mayıs. 2-3 Mayıs, bizim FellowUp ve İzmirUp tarihlerimiz. 4 Mayıs ise gezi tarihimiz. 2 Mayıs’tan başlayalım,

2 Mayıs günü, IZQ Girişimcilik Merkezi’nde etkinliğimiz başladı. Yaşayan Kütüphane, TikTok yarışması ve birbirimizi dinlediğimiz birbirinden muhteşem oturumlar ile saat 7’ye kadar Fellow’lar olarak beraberdik.

3 Mayıs günkü etkinlik olan İzmirUp etkinliği, ayrıca genele açık bir etkinlikti. Bu yüzden bu etkinlikte yalnızca Fellowlar olarak değil, Challenger’lar, Alumni’lar, katılım formunu dolduran üniversite öğrencileri, kısaca çok kalabalık bir şekilde yine İZQ’da idik.

Bu etkinliğimiz hoşgeldiniz oturumu ile başladıktan sonra Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül‘ün vakfı anlattığı sunumuyla devam etti. Sonrasında Inveon kurucusu Yomi Kastro‘yu dinledik. Ben bu saatlerde Karşıyaka’ya pizza almaya gittiğim için (tabii ki de etkinlik için :)) konuşmaları dinleyemedim, ayrıca sahne sorumlusuydum yani sürekli oradan oraya koşturuyordum. Fakat kendilerini daha önce birçok yerde dinlemiştim. O yüzden konuşmaları kaçırdığıma pek üzülmüyorum, aksine etkinlikteki birçok insanı dinlerken görmek beni daha çok mutlu etti. Sonrasında araya kadar PwC Girişim’den Hande Sözmen bizlerleydi.

Kısa bir aradan sonra öğle yemeğine kadar Iyzico CEO’su Barbaros Özbuğutu, Swatchloop kurucu ortağı Servet Gül, Werover CEO Balca Yılmaz ve Esmiyor CEO Derin Altan ilham dolu konuşmalarıyla sahnedeydiler. Ekip arkadaşlarımdan Dila, Yaren, Şule ve Şevval panel moderasyonlarını gerçekleştirirken, Ceren de genel sunuculuğu gerçekleştirdi. Ben ve Muhsin arkada teknik taraftayken, Burak da genel bir kontrol içerisindeydi. Tabii ki vakıf ekibinden Selin ve Barış, ve tüm vakıf ekibi, her etkinlikte olduğu gibi burada da çok telaşlıydılar. Çok yorulduk çok terledik ama her şey çok güzel oldu.

Networking kısmında adından da anlaşılacağı üzere tüm katılımcılar, davetliler ve konuşmacılar sohbete katıldılar. Sonrasında kısa bir RedBull oturumu, ardından benim en sevdiğim oturum olan Oyun Sektöründe İzmir oturumu başladı. Tüm oturumlar çok iyiydi fakat beni tanıyanlarınız bilir ki hayatta en sevdiğim hobim çok ufaklığımdan beri video oyunlarıdır, lise yıllarımdan beridir de oyun geliştirmek yaptığım işlerin arasında ve geçim kaynaklarımdan biridir, bu yüzden en sevdiğim oturum doğal olarak bu oldu. Oturum katılımcılarımız YouCan Games CEO Rasim Kurum, Masomo CEO Sertaç Pıçakçı, Scoutli CEO Arda Bayram‘dı.

Oyun panelini Deprem oturumu ile Melisa Özerdim, Gizem Burteçin, Ali Ercan Özgür konuşmalarıyla devam ettiler. Sonrasında İş Bankası oturumu ile Fırat Umur sahneye çıkarken, günün kapanış konuşmasını Aslıhan Gökçınar gerçekleştirdi.

Ve gün kapanışı.. Muhteşem bir etkinlik yapmanız huzuruyla, davetlilerimizle birlikte İzmir Ticaret Odası’na ait Teras 1885 Restoran’da yemeğimizi yedik. Ben çok fazla yiyememekle birlikte, rakımı alarak terasa çıkıp denizi izlemeyi tercih ettim. Sonrasında arkadaşlarımın da yanıma katılmasıyla, dostluğumuzu rakı – manzara eşliğinde pekiştirdik.

Ertesi günkü gezimiz Urla, Barbaros Köyü ve USCA Şarapçılık gezileriydi. Biz 4 kişi arabayla katıldığımız için, bu ortak gezi turunu tamamladıktan sonra aşağı taraftan dolaşarak Sığacık, Gümüldür, Ürkmez, Özdere ve son olarak Kuşadası ile rotamızı tamamladık. Benim için oldukça nostaljik bir gün oldu, çünkü 1 yaşımdan 8 yaşıma kadar yaşadığım, çocukluğumun geçtiği Urla’yı vakıftan arkadaşlarımla dolaşmak beni duygulandırdı. Güzel bir anıyla daha günü kapattık, ertesi gün, yani 5 Mayıs Cuma ben de kalan Fellow arkadaşlarımla şu an ailemle oturduğum Bayındır ilçesindeki Çiçek Festivali’ni dolaştıktan sonra akşamına arkadaşlarımı havalimanına bıraktım ve Girişimcilik Vakfı haftasını sonlandırdık.

Pek tabii, bu anlattıklarım buzdağının görünen yüzü. Etkinlikte, evde, arabada, yolda, gezide, molada, her yerde öyle değişik anılar, öyle unutulmaz anlar biriktirdik ki, hangi birini paylaşsam bilemem. O yüzden, onlar tatlı bir fotoğraf, tatlı bir anı olarak kalsın. Benim için en önemlisi, girişimcilik gibi ülkeyi en çok kalkındıracak kavramlardan biri olan bu kavramın İstanbul dışına çıkıp başka ilçeye, hele ki memleketime gelmeye başlaması, beni çok mutlu ediyor. Bu yüzdendir ki, okulum bittiğinde, yani umarım dersleri verirsem 2 ay sonra İzmir’e, doğduğum büyüdüğüm topraklara geri taşınarak ekosistemi geliştirmek şu anki en büyük hedeflerimden. Yukarıda size bahsettiğim panellerde bağlantılarımızı kurduk bile:)

Bu yazıyı okuyup aynı zamanda etkinliklere gelen herkese sonsuz teşekkürler. Ekip arkadaşlarıma, Girişimcilik Vakfı ekibine, paydaşlarımıza, sponsorlarımıza, destek olan, katılım sağlayan, arkamızda yanımızda duran herkese çok müteşekkirim. Buradan beni inceleyebilir, okuyabilir, takip edebilir, yine aynı yerden sosyal medya hesaplarımdan da takip edebilirsiniz. Sağlıkla, huzurla kalın efenim. Bitiriş olarak size birkaç anı fotoğrafı bırakmak isterim.

Girişimcilik Vakfı Fellow Süreci Hız Kesmeden Devam Ediyor

Türkiye Girişimcilik Vakfı, diğer tüm Fellow, Alumni ve Challenger arkadaşlarım gibi, Girişimcilik Vakfı programlarına katılan, bir şekilde vakfa dokunan herkes gibi benim de hayatıma çok dokunan bir yer. Geçen sene, Kasım sonunda öğrendiğim e-posta ile 130.000 küsur kişi arasından 40 kişiye seçildiğimi, bu büyük ailenin bir parçası olduğumu aynı gün Erasmus vizemin çıkmasıyla birlikte aynı anda öğrenmiştim. Çok güzel bir gündü.

İsrail dönüşü, 2023’ün ilk Fellowup’ını yaptık. Bu FellowUp, benim belki de özellikle Networking alanında en çok verim aldığım etkinlikti. Peki bu etkinlikte neler yaşadık, neler yaptık? Buyrunuz..

Etkinliğimiz, Sina Afra ile birlikte İsrail değerlendirmesi ile başladı. Ben de dahil olmak üzere birçok arkadaşım tecrübelerini dile getirdi. Yaşadığım tecrübelerimi şu linkten okuyabilir ve vlog’umu izleyebilirsiniz => bağlantı

Etkinlik, Türkiye Girişimcilik Vakfı genel müdürü Mehru Aygül’ün moderatörlüğünde, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Genel Müdürü Ayse Kirimli, Ahbap Derneği Genel Koordinatörü Gonca Akpınar ve İhtiyaç Haritası Co-Founder’u Ali Ercan Özgür dinleme fırsatı elde etmemizle devam etti.

Networking oturumunda birçok oyun stüdyosu ve Emre Eczacıbaşı, Sinan Güler gibi isimlerle iletişime geçme imkanı buldum.

Sinan Güler
Emre Eczacıbaşı

Sonrasında “Masanı Seç Katkını Sun” oturumu ile, Workshop çalışmaları yaptık. Benim katıldığım masa Kodluyoruz oldu. Kodluyoruz’u deprem bölgesinde nasıl daha aktif hale getirebiliriz’e dair çalışmalar gerçekleştirip fikirler yürüttük.

Girişimcilik Vakfı, Girvak, benim için asıl bu sene faydalıydı. Geçen sene Erasmus dolayısıyla tam verim alamamıştım, bu sene ise bu açığı kapatmak için elimden geleni yapıyorum. Bunlardan bazıları şunlar,

E-Commerce Wars

Ideasoft işbirliği ile, çeşitli ürün tedarikçilerinin ürünlerini satmaya yönelik dijital pazarlama çalışmaları yapacağımız bir yarışma.

Koç Okulu Mentörlüğü

Koç Okulları Lisesi’nde, öğrencilerin seçtiği fikirleri girişim aşamasına getirmek için ilgili alanımızda mentörlük veriyoruz.

Oyun ve Uygulama Akademisi

Her ne kadar yoğunluktan dolayı yarı yolda bırakmak zorunda kalsam da, içerideki binlerce kişilik topluluğu, eğitimleri, atolyeleri, seminerleriyle gerçek anlamda tam bir akademi. Hiç Unity veya Flutter bilmeyen bir insan için gerçek bir okul.

Gidişat ve Sonuç

Sırada memleketim İzmir’de düzenlenecek olan İzmirUP, ve sonrasında üzücü olarak belirtmeliyim ki mezuniyetimiz var. Bu süreçte de, vakfın etkinliklerinin yanında içerideki işbirliğimi artırmaya devam ederken, informal şekilde düzenlediğimiz halısaha gibi rakı-balık gibi etkinliklerimiz de fellow arkadaşlığımızı pekiştiriyor. Burası büyük bir aile. Bu ailenin bir parçası olmaktan da gurur duyuyorum.

Önceki vakıf yazılarım için aşağıdaki bağlantılara ulaşabilirsiniz:

Yenibirlider Sosyal Fayda Hackathonu – Uykusuzluk Hiç Bu Kadar Eğlenceli Olmamıştı

Herkese merhaba, uzun zamandır özgün bir blog içeriği yazamamıştım. Bu saatten sonra daha bir yoğunlaşıp 2016’dan beri yazdığım blog içeriklerimi tekrar artırmak istiyorum. Bu başlangıcı da yaşadığım 3 günlük harika bir tecrübeyi sizlere anlatarak yapmak istiyorum. Bu güzel tecrübe için baştan Yenibirlider Derneği’ne teşekkür etmek istiyorum.

Yenibirlider derneğini biliyorsunuzdur. Derneğin ne olduğuyla alakalı bilgiyi web sitesinden alabilirsiniz. Hatta beni tanıyanlar bilir, bir sene tecrübesizliğimden bir sene de Erasmus’a gittiğim için Fellow programına kabul olamadığım bir dernek, ama Fellow programı harici birçok noktada Yenibirlider ile yollarım kesişti. Bu kesişmelerden biri de Sosyal Fayda Hackathonu.

Bu Hackathon esasında benim ilk Hackathon tecrübem. Şimdi bir yazılımcı nasıl bu zamana kadar hiç hackathon’a katılmaz diyebilirsiniz, ki haklısınız, fakat öncelik meselesi diyelim. 4. Sınıfa, yani bu zamana kadar kendimi olabildiğince farklı alanlarda bulundurup sevmediğim işleri ayıklamaya ayırdım, şimdi ise dikeyimi yavaş yavaş çizdim diyebilirim. Bunun hakkında bir video yapmıştım, aşağıdaki bağlantıdan izleyebilirsiniz:

Yenibirlider Derneği Hackathon Süreci

İlk tecrübemde böylesine eğlenceli bir süreç geçirdiğim için ayrıca ekip arkadaşlarıma ve derneğe müteşekkirim. Sürecin başlangıcında aslında benim Hackathon’dan haberim yoktu. Damla sayesine öğrendim, kendisi saolsun beni ekibinde görmek istediğini söyledi. Sonrasında diğer ekip arkadaşım Emre ile tanışıp 3 kişilik harika bir kadro kurmuş olduk.

Ekip bazında çekildiğimiz ilk fotoğraf, Emre Hayatoğlu, Damla Karakolcu, Emirhan Kabakcı, Ağustos 2022
Ekip bazında çekildiğimiz ilk fotoğraf, Emre Hayatoğlu, Damla Karakolcu, Emirhan Kabakcı, Ağustos 2022

Bu kadronun bu kadar uyumlu çalışacağını tahmin edemezdim. Çünkü projeyi fikir aşamasında kurup Hackathon’un o uykusuz 48 saatlik sürecine başladığımız anda, sürekli uyumda ve iş odaklı çalışma yaptık. Herkesin kendi sorumluluğunu bildiği, Damla’nın iş geliştirme ve sunum görüşme taraflarını hallederken bizim Emre’yle sanki Rockstar Games’de GTA geliştirir gibi bir heyecan ve özenle Hackathon için proje yapmamız müthiş bir eğlence kattı. Ekibime tekrardan bu süper süreci sundukları için teşekkür ederim, çünkü ekip uyumu benim geçmiş yıllarda kanayan yaram maalesef:)

Tears of atlantis, emirhan kabakcı, damla karakolcu, emre hayatoğlu
Tears of atlantis, emirhan kabakcı, damla karakolcu, emre hayatoğlu

Bu müthiş Hachathon sürecinde üretirken verimden düşmeyen bu müthiş ekibe, yani Damla’ya ve Emre’ye, Yenibirlider ekibinden Erşen abiye, Tahir abi’ye, Furkan’a ve emeği geçen tüm ekibe, ayrıca Paribu ailesine bu güzel etkinlik için teşekkürlerimi sunarım. Ek merak ettiklerinizi yorum bölümüne, ya da emirhan@emirhankabakci.com üzerinden bana iletebilir, Hackathon hakkında detaylı bilgiye buradan ulaşabilirsiniz.

Hackathon’a katılan yarışmacılar

Erasmus Emço #5 | 2 haftada Yalnız Başına 4 ülke | Bölüm 1 | Almanya (Bayreuth, Kulmbach, Nuremberg)

Herkese merhaba! Yaklaşık olarak 1.5 senedir üzerinde çabaladığım, 2020 yılında koronavirüs yüzünden feragat etmek zorunda kaldığım fakat pes etmeyip 2021 yılında sonunda gelebildiğim İspanya’dan herkese merhaba! Bu süreç benim için çok önemli, öyle ki buraya okumaktan ziyade kendimi geliştirmeye, Türkiye’de yapmış olduğum işleri Dünya’ya yaymaya, dilimi geliştirmeye, tecrübe edinmeye, yeni yerler keşfetmeye ve sosyalleşmeye geldiğimi biliyorum, önceliğimi buna göre belirledim. Bu sürecimi ölümsüzleştirmek adına, 30 Ocak gecesi başlayan yolculuğum ile kanalımın beşinci vlogunu Erasmus sürecimde çekmek istedim. Video oldukça uzun fakat sıkılmayın diye bölüm bölüm böldüm. İyi seyirler:) 00:00:00​​ • İspanya’dan yurtdışına çıkarken yapılması gerekenler (Telefon hattı yenilenmesi, kira ödeme, uçak alımı, aşı, doldurulacak formlar vb) 00:03:42 • Madrid havalimanına gidiş, yapılması gerekenler, havalimanında sabahlamak ve çalışmak, vize pasaport süreçleri, güvenlik önlemleri, olaylar ve anılar 00:14:53 • Frankfurt Havalimanı, Tren yolculuğu ile Nuremberg ve ardından Bayreuth’a Varış 00:16:55 • Bayreuth Kasabası 00:18:13 • Kulmbach Şehri 00:19:45 • Almanya özellikleri 00:22:41 • Kulmbach Şehri ve Bayreuth devam 00:25:20 • Nuremberg

Erasmus Emço #4 | Valencia, Las Fallas (Festival), Her Yerde Patlayan Torpiller

Herkese merhaba! Yaklaşık olarak 1.5 senedir üzerinde çabaladığım, 2020 yılında koronavirüs yüzünden feragat etmek zorunda kaldığım fakat pes etmeyip 2021 yılında sonunda gelebildiğim İspanya’dan herkese merhaba! Bu süreç benim için çok önemli, öyle ki buraya okumaktan ziyade kendimi geliştirmeye, Türkiye’de yapmış olduğum işleri Dünya’ya yaymaya, dilimi geliştirmeye, tecrübe edinmeye, yeni yerler keşfetmeye ve sosyalleşmeye geldiğimi biliyorum, önceliğimi buna göre belirledim. Bu sürecimi ölümsüzleştirmek adına, 30 Ocak gecesi başlayan yolculuğum ile kanalımın dördüncü vlogunu Erasmus sürecimde çekmek istedim. İyi seyirler:)