Alumni Sıfatıyla Girişimcilik Vakfı AnkaraUp Etkinliğindeydim

Girişimcilik Vakfı’nı hepiniz biliyorsunuz. Blogumda da birçok defa ismi geçti. En son galasına katıldığım vakfa 3-4 aylık bir ara vermiştim. İzmir’deyken vakıf etkinliklerine erişmek zor oluyor çünkü. Fakat Vakfın Ankara’da etkinlik yaptığını duyunca ve e-postada davet e-postası görünce çok mutlu oldum. Yalan yok, etkinlikten ziyade arkadaşlarımı görmek beni heyecanlandırdı.

İlk günün Fellow’lara yönelik olan FellowUp, ikinci gün ise genele açık olan AnkaraUp etkinliklerinde ben ikinci güne katıldım, mezun olduğum için. Etkinliğin bir kısmında, özellikle Otsimo kurucusu Zafer abinin sunumunda dinleyiciydim. Diğer zamanlarda ise bağlantı kurma ve vakıf arkadaşlarımla iş konuşmaya ayırdım. Öyle ki, ileride hayatımı değiştirebileceğini düşündüğüm bir işe de bu konuşmalar esnasında Mehmet Sivas kardeşimin tavsiye ettiği bir iş modeli ile başladım. Bu gelişmeyi bu yazıda değil, sonuçlandığında birkaç aya paylaşacağım.

Onun dışında vakıf arkadaşlarım, özellikle ilk gün Deniz Baran Bek kardeşim ve kız arkadaşı Gülce beni Anıtkabir ve Ata Kule başta olmak üzere Ankara’nın birçok yerini gezdirdiler. Akşamları da ünlü Aspava Emek Gülçimen restoranında yemek yedik. Diğer günler de birçok farklı yeri gezdik, arabayla dolaştık. Beni mutlu eden bir diğer şey, kar yağmasıydı. Özellikle, evinde kaldığım lise arkadaşım Altay’ın evinden çıkıp arabama gittiğimde arabayı beyazlar içinde görmüştüm. Uzun yıllardır kar görmeyen bir İzmirli için (İstanbul’da da görmemiştim doğru düzgün) bu çok mutlu edici bir olaydı.

Özetle, Ankara etkinliği bu şekildeydi. Paylaşımlarımı Instagram adresinde topluyor olacağım.

Girişimcilik Vakfı Giveback Gala Notlarım – Vlog & Blog

Herkese merhaba. Girişimcilik Vakfı liderliğinde, Google ve Türkiye İş Bankası ana sponsorluğunda 27 Kasım 2023 tarihinde Raffles Istanbul otelinde gerçekleşen Giveback Gala’sına ben de bir vakıf mezunu olarak katıldım. Galadan bahsetmeden önce, size biraz Girişimcilik Vakfı’ndan bahsetmek istiyorum. Aşağıdaki vlog’da biraz bahsettim fakat bu vlog daha çok galayı video olarak gösterme amacı güdüyor. Detayları bu yazıda belirteceğim.

Girişimcilik Vakfı Nedir, Ne Yapar? Kendi Sitesinden:

“Türkiye’nin gelişmiş ülke olma yolundaki dönüşümünü girişimcilik ile hızlandırmak vizyonu ile kurulan Türkiye Girişimcilik Vakfı (GİRVAK), Türkiye’de girişimcilik kültürünü oluşturmak, yaygınlaştırmak ve girişimciliğin önündeki engelleri kaldırmak misyonu ile çalışıyor.

2014 yılında yola çıkan GİRVAK, girişimciliğin değişimin anahtarı olduğuna inanan iş insanları ve fikir önderleri ile birlikte girişimcilik kültürünün yaygınlaşması ve girişimciliğin gençler arasında bir kariyer seçeneği haline gelmesi için çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Nüfusun %50’sini oluşturan gençler desteklendikleri takdirde girişimcilik ile değişim yaratmak için heyecan duyuyorlar. Sorunlara çözüm yaratmak, girişimcilik kültürünü geliştirmek ve ilham vermek için çalışmak ve geri vermek istiyorlar. GİRVAK olarak ilham verdiğimiz milyonlarca genç ile geleceğe umutla bakabileceğimize inanıyoruz. Gençlerin kendi yollarından giderken iz bırakmalarını sağlamak için kurguladığımız Fellow Programı ve liseli gençler için yaptığımız Start Programı, geri vermeyi yaygınlaştırmak için hayata geçirdiğimiz Giveback Programları ve Türkiye’nin ve dünyanın önde gelen şirketleri ile global fon sağlayıcılarıyla düzenlediğimiz etki programları aracılığyla değişimin öncüsü olmak için çalışıyoruz.”

Devamını okumak için buraya tıklayabilirsiniz.

Peki Gala’da Ne Yaptık?

Girişimcilik Vakfı galasıyla bizim gibi gençlik programı üyeleri ile sektörün önde gelen iş insanları aynı masada oturma şansı buldu. Yuvarlak masaları biz temsil ettik ve gelen misafirlerle bağlantı kurma ve güncelleme şansı yakaladık. Benim masamda İstanbul Portföy, Logo Ventures ve Destek Patent gibi şirketlerden Merve Zabcı, Yiğit Arslan, Samet Özetçi, Faruk Yamankaradeniz, Tevfik Altın, Cenk Serdar, Aziz Dostgül, Batuhan Ulutuncel, Sinan Soyalpsinan ve Mustafa Selçuk vardı.

Kendileri ile çok güzel bir yemek zamanı geçirdik. Sunucu Oylum Talu, “Masanızdaki Fellowlar ile gurur duyun.” dediğinde masadakiler bize baktığında diğer tüm arkadaşlarım gibi ben de oldukça utandım. Yemekler ve ortam, ambians çok iyiydi.

Girişimcilik Vakfı Galasında İş İnsanlarıyla Beraber Yemekte - Emirhan Kabakcı

Kendi sektörümle ilgili olarak, Udemy’deki ve yazılım dünyasındaki ortak çalışmalarımızdan dolayı Atıl Samancıoğlu ile tanıştık ve güzel bir işbirliği yakaladık. İşbirliğinin dışında kalıcı bir bağlantı da kurmuş olduk.

Hande Çilingir’in bir sözü beni çok etkiledi: “Ya hedeflerimize göre imkan yaratacağız, ya da imkanlarımıza göre hedef belirleyeceğiz.”

Aşağıda, galadan sevdiğim birkaç fotoğrafı ekleyeceğim:

Girişimcilik Vakfı Memleketimde, İzmir’de!

Herkese selamlar,

Şöyle başlayayım, İzmir benim doğup büyüdüğüm şehir. Tüm ailem yıllardır burada. Biz yıllardır Bayındırlıyız fakat babamın işi dolayısıyla benim çocukluğum 7 sene boyunca Urla’da geçti. Liseyi de Aydın’da okuduğum için, aslında bu 3 yere memleketim diyebiliyorum 🙂 Ve şimdi, içinde olmaktan büyük onur ve gururlandığım Girişimcilik Vakfı, burada, Alsancak’ta ve Urla’da!

Bildiğiniz gibi, Türkiye Girişimcilik Vakfı benim İstanbul’da içinde bulunmuş olduğum en büyük topluluk. İşbirlikleriyle, katılımcılarıyla, üyeleriyle (bizim dilimizde Fellow ya da Challenger), mezunlarıyla (bknz. Alumni) çok çok büyük bir ağ. Bu kadar büyük bir ağ olup da herkesle iç içe olabilmek de sanırım sadece buraya özel. Girişimcilik Vakfı ile alakalı önceden yazdığım yazılara aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz:

Bugünkü yazımda size bahsetmek istediğim haber aslında benim için oldukça fazla mutluluk verici bir etkinlik. Ayrıca gurur verici de. Bunun sebebi şu, bildiğiniz üzere benim benimsediğim bir felsefe var: “Büyük yerin küçük insanı olacağına küçük yerin büyük insanı ol”. Bu felsefe, aslında büyük yerin büyük insanı olmak için de gereken bir adım. Bu adımın da en büyüğünü, içinde olduğum ve harika işler çıkartan İzmirUp ekibi ile birlikte Girişimcilik Vakfı Fellowup etkinliğini İzmir’e taşıyarak gerçekleştirdik.

Ben bu ekipte teknik tarafta yer aldım. Tasarım işleri, teknik konular tarafındaydım fakat her ekip üyesi gibi birçok farklı yere de koşturdum, yeri geldi fatura kestim, yeri geldi başka ilçeye gidip eşya alıp geldim. Etkinliği en güzel yapan şeylerden biri de buydu, ekip tüm işlerinden gerekirse fedakarlık etti ve bu hafta için canla başla çalıştı. Hepsine ayrı ayrı teşekkür ediyorum.

Şimdi izin verirseniz, yaşantı sırasına göre yaptıklarımızdan bahsetmek istiyorum.. Girişimcilik Vakfı Haftası’na hoşgeldiniz..

29 Nisan’a kadar canla başla çalıştığımız etkinliğimizde, 29 Nisan’da tüm Fellow ve Challenger’lar yavaş yavaş toplanmaya başladı. Ben de Bostanlı’ya, arkadaşlarımın yanına gittim. O gün bayağı bir dolaştık. Telaş başlamak üzereydi.

30 Nisan’da ben de kalacak olan Fellow arkadaşlarımı karşılamaya arabayla havalimanına gittim. Gün boyu İzmir’i dolaştıktan, yedik içtikten sonra köye döndük. İstanbul’un o stresli hayatından sonra köydeki evimize dönüp bahçede ateş yakarak muhabbet etmek hepimize iyi gelmişti. Ertesi gün, 1 Mayıs’ta aynı şekilde gezmeyle geçmişti. Tüm İzmir’i, ekstra olarak Aydın’ı dolaşmış, etkinliğe hazırdık. Ben bir yandan boş bulunduğum her an işlerimi yetiştirmeye çalıştırıyordum. Çünkü “Digital Nomad” / “Dijital Göçebe” olmak bunu gerektirir.

Ve 2 Mayıs. 2-3 Mayıs, bizim FellowUp ve İzmirUp tarihlerimiz. 4 Mayıs ise gezi tarihimiz. 2 Mayıs’tan başlayalım,

2 Mayıs günü, IZQ Girişimcilik Merkezi’nde etkinliğimiz başladı. Yaşayan Kütüphane, TikTok yarışması ve birbirimizi dinlediğimiz birbirinden muhteşem oturumlar ile saat 7’ye kadar Fellow’lar olarak beraberdik.

3 Mayıs günkü etkinlik olan İzmirUp etkinliği, ayrıca genele açık bir etkinlikti. Bu yüzden bu etkinlikte yalnızca Fellowlar olarak değil, Challenger’lar, Alumni’lar, katılım formunu dolduran üniversite öğrencileri, kısaca çok kalabalık bir şekilde yine İZQ’da idik.

Bu etkinliğimiz hoşgeldiniz oturumu ile başladıktan sonra Girişimcilik Vakfı Genel Müdürü Mehru Aygül‘ün vakfı anlattığı sunumuyla devam etti. Sonrasında Inveon kurucusu Yomi Kastro‘yu dinledik. Ben bu saatlerde Karşıyaka’ya pizza almaya gittiğim için (tabii ki de etkinlik için :)) konuşmaları dinleyemedim, ayrıca sahne sorumlusuydum yani sürekli oradan oraya koşturuyordum. Fakat kendilerini daha önce birçok yerde dinlemiştim. O yüzden konuşmaları kaçırdığıma pek üzülmüyorum, aksine etkinlikteki birçok insanı dinlerken görmek beni daha çok mutlu etti. Sonrasında araya kadar PwC Girişim’den Hande Sözmen bizlerleydi.

Kısa bir aradan sonra öğle yemeğine kadar Iyzico CEO’su Barbaros Özbuğutu, Swatchloop kurucu ortağı Servet Gül, Werover CEO Balca Yılmaz ve Esmiyor CEO Derin Altan ilham dolu konuşmalarıyla sahnedeydiler. Ekip arkadaşlarımdan Dila, Yaren, Şule ve Şevval panel moderasyonlarını gerçekleştirirken, Ceren de genel sunuculuğu gerçekleştirdi. Ben ve Muhsin arkada teknik taraftayken, Burak da genel bir kontrol içerisindeydi. Tabii ki vakıf ekibinden Selin ve Barış, ve tüm vakıf ekibi, her etkinlikte olduğu gibi burada da çok telaşlıydılar. Çok yorulduk çok terledik ama her şey çok güzel oldu.

Networking kısmında adından da anlaşılacağı üzere tüm katılımcılar, davetliler ve konuşmacılar sohbete katıldılar. Sonrasında kısa bir RedBull oturumu, ardından benim en sevdiğim oturum olan Oyun Sektöründe İzmir oturumu başladı. Tüm oturumlar çok iyiydi fakat beni tanıyanlarınız bilir ki hayatta en sevdiğim hobim çok ufaklığımdan beri video oyunlarıdır, lise yıllarımdan beridir de oyun geliştirmek yaptığım işlerin arasında ve geçim kaynaklarımdan biridir, bu yüzden en sevdiğim oturum doğal olarak bu oldu. Oturum katılımcılarımız YouCan Games CEO Rasim Kurum, Masomo CEO Sertaç Pıçakçı, Scoutli CEO Arda Bayram‘dı.

Oyun panelini Deprem oturumu ile Melisa Özerdim, Gizem Burteçin, Ali Ercan Özgür konuşmalarıyla devam ettiler. Sonrasında İş Bankası oturumu ile Fırat Umur sahneye çıkarken, günün kapanış konuşmasını Aslıhan Gökçınar gerçekleştirdi.

Ve gün kapanışı.. Muhteşem bir etkinlik yapmanız huzuruyla, davetlilerimizle birlikte İzmir Ticaret Odası’na ait Teras 1885 Restoran’da yemeğimizi yedik. Ben çok fazla yiyememekle birlikte, rakımı alarak terasa çıkıp denizi izlemeyi tercih ettim. Sonrasında arkadaşlarımın da yanıma katılmasıyla, dostluğumuzu rakı – manzara eşliğinde pekiştirdik.

Ertesi günkü gezimiz Urla, Barbaros Köyü ve USCA Şarapçılık gezileriydi. Biz 4 kişi arabayla katıldığımız için, bu ortak gezi turunu tamamladıktan sonra aşağı taraftan dolaşarak Sığacık, Gümüldür, Ürkmez, Özdere ve son olarak Kuşadası ile rotamızı tamamladık. Benim için oldukça nostaljik bir gün oldu, çünkü 1 yaşımdan 8 yaşıma kadar yaşadığım, çocukluğumun geçtiği Urla’yı vakıftan arkadaşlarımla dolaşmak beni duygulandırdı. Güzel bir anıyla daha günü kapattık, ertesi gün, yani 5 Mayıs Cuma ben de kalan Fellow arkadaşlarımla şu an ailemle oturduğum Bayındır ilçesindeki Çiçek Festivali’ni dolaştıktan sonra akşamına arkadaşlarımı havalimanına bıraktım ve Girişimcilik Vakfı haftasını sonlandırdık.

Pek tabii, bu anlattıklarım buzdağının görünen yüzü. Etkinlikte, evde, arabada, yolda, gezide, molada, her yerde öyle değişik anılar, öyle unutulmaz anlar biriktirdik ki, hangi birini paylaşsam bilemem. O yüzden, onlar tatlı bir fotoğraf, tatlı bir anı olarak kalsın. Benim için en önemlisi, girişimcilik gibi ülkeyi en çok kalkındıracak kavramlardan biri olan bu kavramın İstanbul dışına çıkıp başka ilçeye, hele ki memleketime gelmeye başlaması, beni çok mutlu ediyor. Bu yüzdendir ki, okulum bittiğinde, yani umarım dersleri verirsem 2 ay sonra İzmir’e, doğduğum büyüdüğüm topraklara geri taşınarak ekosistemi geliştirmek şu anki en büyük hedeflerimden. Yukarıda size bahsettiğim panellerde bağlantılarımızı kurduk bile:)

Bu yazıyı okuyup aynı zamanda etkinliklere gelen herkese sonsuz teşekkürler. Ekip arkadaşlarıma, Girişimcilik Vakfı ekibine, paydaşlarımıza, sponsorlarımıza, destek olan, katılım sağlayan, arkamızda yanımızda duran herkese çok müteşekkirim. Buradan beni inceleyebilir, okuyabilir, takip edebilir, yine aynı yerden sosyal medya hesaplarımdan da takip edebilirsiniz. Sağlıkla, huzurla kalın efenim. Bitiriş olarak size birkaç anı fotoğrafı bırakmak isterim.

Girişimcilik Vakfı Fellow Süreci Hız Kesmeden Devam Ediyor

Türkiye Girişimcilik Vakfı, diğer tüm Fellow, Alumni ve Challenger arkadaşlarım gibi, Girişimcilik Vakfı programlarına katılan, bir şekilde vakfa dokunan herkes gibi benim de hayatıma çok dokunan bir yer. Geçen sene, Kasım sonunda öğrendiğim e-posta ile 130.000 küsur kişi arasından 40 kişiye seçildiğimi, bu büyük ailenin bir parçası olduğumu aynı gün Erasmus vizemin çıkmasıyla birlikte aynı anda öğrenmiştim. Çok güzel bir gündü.

İsrail dönüşü, 2023’ün ilk Fellowup’ını yaptık. Bu FellowUp, benim belki de özellikle Networking alanında en çok verim aldığım etkinlikti. Peki bu etkinlikte neler yaşadık, neler yaptık? Buyrunuz..

Etkinliğimiz, Sina Afra ile birlikte İsrail değerlendirmesi ile başladı. Ben de dahil olmak üzere birçok arkadaşım tecrübelerini dile getirdi. Yaşadığım tecrübelerimi şu linkten okuyabilir ve vlog’umu izleyebilirsiniz => bağlantı

Etkinlik, Türkiye Girişimcilik Vakfı genel müdürü Mehru Aygül’ün moderatörlüğünde, Toplum Gönüllüleri Vakfı (TOG) Genel Müdürü Ayse Kirimli, Ahbap Derneği Genel Koordinatörü Gonca Akpınar ve İhtiyaç Haritası Co-Founder’u Ali Ercan Özgür dinleme fırsatı elde etmemizle devam etti.

Networking oturumunda birçok oyun stüdyosu ve Emre Eczacıbaşı, Sinan Güler gibi isimlerle iletişime geçme imkanı buldum.

Sinan Güler
Emre Eczacıbaşı

Sonrasında “Masanı Seç Katkını Sun” oturumu ile, Workshop çalışmaları yaptık. Benim katıldığım masa Kodluyoruz oldu. Kodluyoruz’u deprem bölgesinde nasıl daha aktif hale getirebiliriz’e dair çalışmalar gerçekleştirip fikirler yürüttük.

Girişimcilik Vakfı, Girvak, benim için asıl bu sene faydalıydı. Geçen sene Erasmus dolayısıyla tam verim alamamıştım, bu sene ise bu açığı kapatmak için elimden geleni yapıyorum. Bunlardan bazıları şunlar,

E-Commerce Wars

Ideasoft işbirliği ile, çeşitli ürün tedarikçilerinin ürünlerini satmaya yönelik dijital pazarlama çalışmaları yapacağımız bir yarışma.

Koç Okulu Mentörlüğü

Koç Okulları Lisesi’nde, öğrencilerin seçtiği fikirleri girişim aşamasına getirmek için ilgili alanımızda mentörlük veriyoruz.

Oyun ve Uygulama Akademisi

Her ne kadar yoğunluktan dolayı yarı yolda bırakmak zorunda kalsam da, içerideki binlerce kişilik topluluğu, eğitimleri, atolyeleri, seminerleriyle gerçek anlamda tam bir akademi. Hiç Unity veya Flutter bilmeyen bir insan için gerçek bir okul.

Gidişat ve Sonuç

Sırada memleketim İzmir’de düzenlenecek olan İzmirUP, ve sonrasında üzücü olarak belirtmeliyim ki mezuniyetimiz var. Bu süreçte de, vakfın etkinliklerinin yanında içerideki işbirliğimi artırmaya devam ederken, informal şekilde düzenlediğimiz halısaha gibi rakı-balık gibi etkinliklerimiz de fellow arkadaşlığımızı pekiştiriyor. Burası büyük bir aile. Bu ailenin bir parçası olmaktan da gurur duyuyorum.

Önceki vakıf yazılarım için aşağıdaki bağlantılara ulaşabilirsiniz:

Girişimcilik Vakfı ile İsrail Gezimiz

Herkese merhaba, ben Emirhan. Bu yazımda, Girişimcilik Vakfı ekibi ve Fellow arkadaşlarımla gittiğimiz İsrail’de ne yaptık, ne öğrendik onu paylaşmak istiyorum. Aslında tüm detayları Vlog’umda bahsettim, burada biraz da eksik kalan noktaları ve temel taşları ekleyeceğim.

Her şeyden önce vlog bağlantısını aşağıya eklemek isterim, tüm eğlence ve detay orada çünkü:)

Salı günü sabaha karşı başlayıp cuma akşamı biten gezimizin rotası genel itibari ile şuydu: Kudüs, Tel Aviv, DLD İnovasyon Festivali, Google for Startups Kampüsü, Peres Center ve dönüş. Aralarda tabi dolaşmalar, takılmalar, doğaçlamalar oldu ama rota böyleydi.

Videoda bahsettiklerimi tekrar etmeyeceğim. Bu yazıda değinmek istediğim nokta, bu gezi bana ne kattı?

  1. “Arkadaşlık yolculukta belli olur.” demişler. Bu çok geçerli oldu bu gezide. Geçen sene Erasmus’a gittiğim için çoğu FellowUp’a katılamamıştım. Ama bu etkinliklere katılamamamın acısını, yine benim gibi geçen sene yurtdışında olan arkadaşlarımda dahil olmak üzere hep beraber çıkardık. Beraber kalmak, beraber gezmek, beraber partilemek, beraber iş konuşmak, armaızdaki samimiyeti kat be kat artırdı.
  2. Bağlantılarım genişledi. Vakfın davetlileri ile yemeğimizin çok iyi geçmesi, bunun yanı sıra fuar alanlarında kıstırdığım her yabancı bağlantı ile bir şekilde bağlantı kurmam bana yeni kapılar açtı. Özellikle oyun sektöründe – knowhow’ımın en fazla olduğu ve geleceğimi kurmak istediğim sektör- tanıştığım insanlar bana çok somut kapılar açtı. Güzel şeyler olacak birkaç zaman sonra.
  3. Organizasyon muhteşemdi. Her şey planlı, her şey programlıydı ve hiçbir aksaklık yaşanmadı. Bu da bir geziden alınabilecek maksimum verimin alınmasını sağladı. Hem işimizi ve bağlantılarımızı genişlettik, hem vakıf üyesi akranlarımızla samimiyetimizi artırdık, hem gezdik, hem eğlendik, hem anı biriktirdik. Daha ne ister insan?

Anlık Gezi Notlarım

Dürzi dini var, şialara yakın
Yafa kapısı

Şekel, şekilden geliyor. Tevratta da geçer, ağırlık birimi
Arapça israil de resmi dil
David golyat ve filistin kavramının tarihinden bahsedildi

Network yemeğinde oldukça samimi bir ortamda Fırat Dürüst, Deniz Gürkan, Erkan Yağcıoğlu ile tanışıp samimileştim.