Blog

Yeni Motorum İlk Aracım Kymco Downtown 250l

Bu sene hedeflerim arasında İzmir içinde yüksek lisans yapmak var, 2023 analizi 2024 hedefleri yazımda belirtmiştim. Fakat şöyle bir şey var ki, İzmir içi ulaşım pek iyi değil. Sadece merkezdeki ulaşım iyi fakat ben Bayındır’da yaşıyorum ve yüksek lisans yapmak istediğim yer Urla. Bu iki ilçe arası kişisel araçla bir buçuk saat sürerken toplu taşıma ile tam 4 saat sürüyor. Aktarmalar da cabası.

Bu yüzden, artık kendi aracımı almanın vaktinin geldiğini düşündüm. Önce araba düşündüm, fakat 23 yaşında bir genç olarak bu yaşta büyük faizli kredilerle uğraşmak istemedim. O yüzden, bütçemin el verdiği arabalara baktım ve o paraya hep 2005, 2006 model ikinci el arabalar alabildiğimi farkettim.

İlk aracımın ikinci el olmasını istemiyordum. Ayrıca, o kadar emekle kazandığım parayla içime sinmeyen bir araba kullanmak istemedim. Sonra, ailemle konuşurken ortaya çıkan güzel bir fikir ile, son model motor alabildiğimi ve neden motor olmasın dediğimi farkettim. İlk başta herkes gibi Honda ve Yamaha markalarını araştırsam da, piyasadaki tekelleşmeden dolayı bu motorların sıfırını bulmak mümkün değil. O yüzden ben de başka modellere baktım. Motordan anlayan çevremden yardım istedim. Çalıştığım şirketten ekip arkadaşımın önerisi ile Kymco markası ile tanıştım. Kymco, Türkiye’de pek bilinmese de Avrupa’da en çok satan Scooter markasıymış. Dünyada da ilk üçteymiş. Tayvan markası olup yıllardır kaliteli ürünler üretiyormuş, zamanında Honda’ya parça üretiyormuş.

Ardından piyasayı soruşturdum ve Gaziemir’de Doğan Trend’de sıfırının olduğunu öğrendim. Doğan Trend’e de hızlı işlemleri ve ilgi alakaları için buradan çok teşekkür ediyorum. Motoru sipariş ettikten sonra plaka, ruhsat, sigorta işlemleri ile birlikte tüm işlemler bir hafta içinde oldu, bir haftada motoru teslim aldım yani. Mükemmel bir hızdı.

Kymco Downtown 250l Nasıl Bir Motor?

Kymco Downtown 250l

Öncelikle şunu söyleyeyim, harika bir motor. Bu yazıyı yazarken halihazırda 180 km yol yapmış durumdayım. Motoru ilk aldığımda Gaziemir’den Bayındır’a 50-60 km yol yaptım. Hava yağmurluydu. Ama motor o kadar heybetli ve rahat ki, sanki arabadaymışım ama özgürmüşüm gibi hissettim.

Bu motorun en çok öne çıkan kısmı, konforu. Selesi dünyadaki en rahat selelerden biri. Bel desteği de var. Uzun yol yapsanız bile bel ağrısı çekmiyorsunuz.

Hız konusu ise ben ortalama 105-110 km/s ile sürüyorum. Motor zorlaması falan olmuyor. 150-160 km/s yaparsam biraz zorlanıyor. Ben zaten o kadar hızlı sürmeyi sevmiyorum. Bana 110 km/s yeter, o da aşırı rahat bir şekilde karşılıyor. Motor 250’lik.

Aracın bagajı çok büyük. 2 adet kask alıyor. Kask olmazsa dünya kadar eşyayı koyabiliyoruz. Ayrıca gidonun sağ ve sol altlarında açılır bölmeler var, oralara da telefon cüzdan rahatlıkla sığıyor. Hatta sol alt bölmede usb girişi de var, telefonu şarj edebiliyoruz. Telefonu oraya şarja sokup, telefondan haritaları açıp motorun önüne koyup istediğimiz yere gidebiliriz anlayacağınız üzere.

İbre göstergesi hem analog, hem dijital. Telefona bağlayabiliyoruz, böylelikle gelen mesajları, aramaları görebiliyoruz.

Şu anki deneyimim 10 üzerinden 20 var falan. O derece memnunum. Havalar biraz ısınınca motoru alıp Ege turu yapmayı da düşünüyorum. Maxi Scooter isteyenin düşünmeden alabileceği bir motor.

Let’s Hurry Up! Oyunum Artık Android’de de Var

Çok basit bir sistemi olan, ortadaki rengi uygun zamanda tıklayıp puan kazandığınız ve ortak sıralamaya girip rekabetçi oynayabildiğiniz oyunum Let’s Hurry Up! , iOS’dan sonra Android marketlerinde de yer almaya başladı. Aşağıdaki bağlantıdan iki marketin bağlantısına da ulaşabilirsiniz:

https://shor.by/gzsb

Sadece Google Play için:

https://play.google.com/store/apps/details?id=com.lpfstudios.hurryup

It Takes Two İnceleme: En Duygusal İki Kişilik Oyun!

Kardeşimle birlikte bugün It Takes Two oyununu bitirdik. Şunu söylemeliyim ki, başta oynarken sıradan bir iki kişilik oyun sanmıştım, ama hikayesi film gibi ve duygusal olan harika bir oyun çıktı!

Her sahnesi farklı aşırı çeşitli ve sürekli yeni tasarımlar, yeni mekanikler var, bunlar birbirine mükemmel bir hikaye ile bağlanmış. Ve harika bir duygusal sonla bitiyor oyun. Her oynayışımızda aşırı keyif aldık kardeşimle oynarken.

Game Pass’te yer alıyor oyun. Mutlaka eşinizle, kardeşinizle, kuzeninizle, arkadaşınızla oturup oynayın.

Barda Filmi ve Toplumsal Soyutlaşma

Barda filmini izlemeden önce yorumlarda ve arkadaş çevremde ne kadar psikopat bir film olduğunu duymuştum ama açıkçası bu kadarını beklemiyordum. Kendi türünde benzeri sayabileceğim Bir Rüya için Ağıt, Bir Sırp Filmi gibi filmlerin yanında pek tabii Barda daha masum kalıyor. Ama yine de Türk sinemasında böyle bir yapıt görmek ilginç. Oyunculuklar mükemmel ve resmen barda bir gizli kamera varmış da izliyormuşuz gibi bir film izliyoruz.

Toplumsal soyutlaşma konusuna filmin yorumlarında rastladım ve katıldım. İnsanın doğası gereği şiddete eğilimli olduğunu, fakat ahlak, din, kültür gibi yargılarla bu fabrika ayarının değiştirildiği savunuluyor. Ben de böyle düşünüyorum aslında. Doğanın, evrimin ve fizyoloji biliminin üstünlüğüne inanıyorum. Barda filmindeki psikopat tipler aslında etrafımızda dolaşan, sokaklardan türeyen ve bu değerlerin hiçbirine sahip olmayanları temsil ediyor. Tartışma konusu olan ise, onları yok etmek mi, yoksa topluma kazandırmak mı oluyor.

Ayrıca bu olayın gerçek bir olaya dayandığını da belirtmek isterim. Aşağıda, bu gerçek olay olan Gaziosmanpaşa Olayı hakkında kaynaklara ve filme ulaşlabilirsiniz.

https://www.hurriyet.com.tr/kelebek/17-saat-dayak-elektrik-tecavuz-bize-bunu-yapanlar-rahsan-affiyla-cikti-5850513

Türk Eğitim Sisteminin Amaçları ve Temel İlkeleri

Eğitim: Temelleri, Tarihçesi ve Hukuki Boyutları

Eğitim, bireylerin ve toplumların gelişiminde merkezi bir role sahiptir. Bu yazıda, eğitimin ne olduğu, eğitim ve öğretimin tarihi, eğitimle ilgili temel kavramların farkları, eğitimin amacı ve eğitim ile hukuk arasındaki ilişkiyi ayrıntılı bir şekilde ele alacağız.

Eğitim Nedir?

Eğitim, bireylerin bilgi, beceri, değerler, inançlar ve alışkanlıklar kazanmasını sağlayan planlı bir süreçtir. Toplumsal bir kurum olarak eğitim, bireyleri toplumun bir parçası olarak yetiştirmeyi, onlara kültürel ve sosyal değerleri aktarmayı amaçlar. Eğitim süreci, öğrencilerin entelektüel ve kişisel gelişimini destekleyerek, onları hayata hazırlar.

Eğitim ve Öğretimin Tarihi

Eğitim ve öğretim tarihi, insanlık tarihi kadar eskidir. İlk insan topluluklarında, bilgi ve becerilerin kuşaktan kuşağa aktarılmasıyla başlayan eğitim, zaman içinde daha formal ve yapılandırılmış bir hale gelmiştir. Antik Yunan’da, eğitim, felsefe ve düşünce dünyasını şekillendirirken, Orta Çağ Avrupası’nda dini ve kilise eğitimi ön plana çıkmıştır. Rönesans döneminde bireysel yetenek ve düşünceye verilen önemle birlikte eğitim, daha geniş bir halk kitlesine ulaşmaya başlamıştır. Endüstri Devrimi ile birlikte, eğitim toplumsal ihtiyaçlar ve ekonomik gelişme ile daha sıkı bir şekilde bağlantılı hale gelmiştir.

Eğitim, Öğretim, Öğrenim ve Öğrenme Kelimelerinin Farkları

Bu kavramlar sıkça birbirlerinin yerine kullanılsa da, aralarında belirgin farklar vardır:

– Eğitim: Genel bir terim olup, bireyin bilgi, beceri, değer ve inanç kazanmasını ifade eder. Hem formal (okul, üniversite) hem de informal (aile, medya) ortamlarda gerçekleşebilir.

Öğretim: Daha çok formal eğitim süreçlerinde kullanılan bir terimdir ve öğrencilere bilgi veya beceri aktarımını ifade eder.

– Öğrenim: Bireyin öğretim süreci boyunca kazandığı bilgi ve becerilerin bütünüdür.

– Öğrenme: Bireyin kendi deneyimleri ve etkileşimleri yoluyla bilgi veya beceri kazanmasıdır. Bu süreç, öğretimden bağımsız olarak da gerçekleşebilir.

Eğitimin Amacı

Eğitimin temel amacı, bireyleri toplumun yapıcı ve işlevsel üyeleri olarak yetiştirmektir. Bu, bireyin zihinsel, fiziksel, duygusal ve sosyal gelişimini kapsar. Eğitim aynı zamanda, bireylerin eleştirel düşünme, problem çözme, empati kurma gibi beceriler kazanmalarını ve etik değerleri özümsemelerini sağlar. Eğitimin bir diğer amacı da, bireylerin kişisel ilgi ve yeteneklerini keşfetmelerine ve geliştirmelerine yardımcı olmaktır.

Eğitim Hukuk İlişkisi

Eğitim ve hukuk arasındaki ilişki, eğitim haklarının korunması ve eğitim süreçlerinin düzenlenmesi ile ilgilidir. Anayasal düzeyde, eğitim genellikle bir hak olarak tanımlanır ve devletler, vatandaşlarına belirli bir eğitim standardı sağlamakla yükümlüdür. Eğitim hukuku, eğitim politikalarının, okul sistemlerinin ve öğretmenlerin haklarının ve sorumluluklarının yasal çerçevesini oluşturur. Ayrıca, eğitim hukuku, öğrencilere adil ve eşit eğitim fırsatları sağlanmasını, özel eğitim gereksinimleri olan öğrencilerin haklarının korunmasını ve eğitimde ayrımcılığın önlenmesini de içerir.

Eğitim, toplumların ve bireylerin sürekli gelişiminde kritik bir rol oynar. Tarihsel gelişimi, temel kavramlar arasındaki farklar, amaçları ve hukuki boyutları ile eğitim, karmaşık ve çok boyutlu bir alan olarak kalmaya devam etmektedir. Eğitimin sürekli evrim geçiren doğası, toplumların ve bireylerin ihtiyaçlarına yanıt verebilmek için sürekli yenilenme ve adaptasyon gerektirir. Eğitim, sadece bireyleri bilgi ve beceri ile donatmakla kalmaz, aynı zamanda daha adil, bilinçli ve dayanışmacı bir toplumun inşasına da katkıda bulunur.

Felsefe ve Eğitim Sistemlerinin Amaçları

Eğitim, insanlık tarihi boyunca değişen felsefeler, toplumsal yapılar ve teknolojik gelişmeler ışığında sürekli evrilmekte olan bir süreçtir. Bu yazıda, farklı dönemlerde ve felsefi akımlarda eğitim sistemlerinin amaçlarını, bu amaçların nasıl şekillendiğini ve günümüzdeki eğitim sistemlerinin bu tarihsel ve felsefi mirastan nasıl etkilendiğini inceleyeceğiz.

İdealizm ve Eğitim

İdealizmde, eğitimin amacı insanı özgür ve bilinçli bir biçimde Tanrıya ulaştırmaktır. Bu yaklaşımda, bireyin manevi ve entelektüel gelişimi ön plana çıkar ve eğitim, insanın varlık sebebinin anlaşılmasına yardımcı olur.

Realizm ve Eğitim

Realizmde eğitim, kültürel mirası yeni nesillere aktarmanın yanı sıra, bireyi toplumsal yaşama hazırlayarak mutlu ve erdemli kılmayı hedefler. Gerçekçi bir dünya görüşü üzerine kurulu bu yaklaşım, pratik bilgi ve becerilerin kazandırılmasını vurgular.

Natüralizm ve Eğitim

Natüralizme göre, ahlaki değerler doğanın kendisinden gelir ve eğitim, bireyi doğaya uyumlu bir yaşam sürmeye teşvik etmelidir. Doğal süreçlere saygı, bu felsefenin temel taşlarından biridir.

Pragmatizm ve Eğitim

Pragmatizmde, eğitimin amacı, bireyi toplumda yetkin, güçlü ve verimli bir birey haline getirmektir. Pratik bilgi ve deneyimler, bu yaklaşımda önemli bir yer tutar.

Varoluşçuluk ve Eğitim

Varoluşçulukta, eğitim bireyin kendini gerçekleştirmesine hizmet etmelidir. Bireysel özgürlük, seçim ve sorumluluk, bu felsefenin temel prensipleridir.

Tarihsel Süreçte Eğitimin Amaçları

Antik Yunan ve Eğitim

Antik Yunan’da eğitim, asil erkekleri kahramanlık ideali doğrultusunda yetiştirmeye odaklanmıştır. Bu dönemde eğitim, bireyin fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimini kapsıyordu.

Sparta ve Eğitim

Sparta’da eğitim, bireyleri toplumun hedefleri doğrultusunda iyi birer savaşçı yapmaya yönelikti. Disiplin, dayanıklılık ve askeri beceriler, Sparta eğitim sisteminin temelini oluşturuyordu.

Roma Dönemi ve Eğitim

Roma döneminde, eğitime daha çok insanı geliştiren bir süreç olarak bakılmıştır. Pratik bilgi ve retorik eğitimi, bu dönemin eğitim sistemlerinin önemli parçaları arasındaydı.

Aydınlanma Çağı ve Eğitim

Aydınlanma döneminde, insanın kendi sorumluluklarının bilincinde olarak yeteneklerini özgürce geliştirmesi gerekliliği vurgulanmıştır. Bireysel düşünce ve sorgulamanın önemi bu dönemde öne çıkmıştır.

Endüstrileşme Çağı ve Eğitim

Endüstrileşme çağı ile birlikte, eğitimde toplumsal amaçlar, bireysel amaçlara göre daha da önem kazanmıştır. Bu dönemde eğitim, sanayileşme ve modernleşme süreçlerine uyum sağlayacak bireyler yetiştirmeye odaklanmıştır.

20. Yüzyıl ve Eğitim

İki dünya savaşı ve soğuk savaş dönemi, eğitim sistemlerinin ulusal güvenlik ve ideolojik mücadelelerle uyumlu hale getirilmesine neden olmuştur. Küreselleşme ve çevre sorunları ise 21. yüzyılın başlarında eğitimin daha çok küresel vatandaşlık ve sürdürülebilirlik konularına odaklanmasına yol açmıştır.

Teknolojik Gelişmeler ve Eğitim

Teknolojik gelişmeler, özellikle bilgi ve iletişim teknolojileri, eğitimin yöntem ve içeriklerini derinden etkilemiştir. Eğitimde dijital araçların kullanımı, öğrenme süreçlerini daha etkileşimli ve erişilebilir hale getirmiştir.

Bilgi Çağı ve Eğitim

Bilgi çağı ve bilgi toplumuna geçiş, eğitim sistemlerinde bilgiye erişim, bilgiyi işleme ve yaratıcı düşünme becerilerinin ön plana çıkmasına neden olmuştur. Öğrenme sürekli bir süreç haline gelmiş ve yaşam boyu öğrenme önem kazanmıştır.

Eğitim sistemlerinin amaçları, tarihsel ve felsefi bağlamlar içinde sürekli değişim göstermektedir. Her dönemin kendine özgü ihtiyaçları ve anlayışları, eğitimin şeklini ve içeriğini belirlemekte ve bu süreçte insanın gelişimi, toplumsal uyum ve ilerleme ana hedefler olarak ön plana çıkmaktadır. Günümüzde, eğitim sistemleri bu tarihsel ve felsefi mirası göz önünde bulundurarak, bireyleri hızla değişen bir dünyada etkili ve sorumlu bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlamaktadır.

Türk Eğitim Sisteminin Temel İlkeleri ve Etkileri

Türkiye’de eğitim sistemi, hem tarihsel kökenlerine hem de modern toplumsal ihtiyaçlara dayanarak şekillenmiş bir yapıya sahiptir. Bu yazıda, Türk eğitim sisteminin temel ilkelerini ve bu ilkelerin nasıl uygulandığını, topluma ve bireye olan etkilerini detaylı bir şekilde inceleyeceğiz.

1. Genellik ve Eşitlik

Türk eğitim sistemi, her bireye eğitim alma hakkını tanır ve bu hakkın genel ve eşit bir şekilde sağlanmasını amaçlar. Bu ilke, farklı sosyoekonomik ve kültürel arka planlardan gelen öğrencilere eşit eğitim fırsatları sunmayı hedefler.

2. Ferdin ve Toplumun İhtiyaçları

Eğitim sistemi, bireyin kişisel gelişimi ile toplumun genel ihtiyaçları arasında bir denge kurmayı amaçlar. Bu, öğrencilerin hem bireysel yeteneklerini geliştirmelerine hem de topluma faydalı bireyler olmalarına yardımcı olur.

3. Yöneltme

Öğrencilerin yetenekleri, ilgi alanları ve kişisel hedefleri doğrultusunda eğitim yolları sunulması, Türk eğitim sisteminin önemli bir parçasıdır. Bu ilke, her öğrencinin potansiyelini en iyi şekilde kullanabilmesine imkan tanır.

4. Eğitim Hakkı

Türkiye’de eğitim, anayasal bir hak olarak tanımlanmıştır. Bu, devletin her bireye belirli bir yaşa kadar eğitim alma imkanı sağlamasını zorunlu kılar.

5. Fırsat ve İmkan Eşitliği

Türk eğitim sistemi, farklı bölgelerde yaşayan veya farklı sosyal gruplara ait öğrenciler arasında eşit eğitim fırsatları sağlama amacına sahiptir. Bu ilke, eğitimin herkes için erişilebilir ve adil olmasını hedefler.

6. Süreklilik

Eğitimin hayat boyu süren bir süreç olduğu anlayışı, Türk eğitim sisteminin temel taşlarından biridir. Bu, öğrenmenin sadece okul sıralarında değil, hayatın her aşamasında devam etmesi gerektiği fikrini vurgular.

7. Atatürk İnkılâp ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği

Türk eğitim sistemi, Atatürk’ün inkılâp ve ilkelerine ve Atatürk milliyetçiliğine büyük önem verir. Bu, öğrencilere ulusal kimlik, tarih bilinci ve Atatürk’ün düşüncelerini öğretmeyi amaçlar.

8. Demokrasi Eğitimi

Eğitim sistemi, öğrencilere demokratik değerler ve haklar hakkında bilgi vererek, onları bilinçli ve sorumlu vatandaşlar olarak yetiştirmeyi hedefler. Bu ilke, öğrencilerin toplumsal katılımını ve demokrasiye katkılarını teşvik eder.

9. Laiklik

Türk eğitim sistemi, laiklik ilkesine dayanır. Bu, eğitimin dini inançlardan bağımsız olarak verilmesi ve bilimsel gerçeklerin öncelikli olduğu bir eğitim ortamının sağlanmasını ifade eder.

10. Bilimsellik

Eğitimin bilimsel temellere dayandırılması, Türk eğitim sisteminin önemli bir yönüdür. Bu ilke, öğrencilere eleştirel düşünme becerileri ve bilimsel metodolojiyi öğretmeyi amaçlar.

11. Planlılık

Türk eğitim sistemi, öğrencilerin eğitim yolculuklarının planlı ve sistemli bir şekilde ilerlemesini vurgular. Bu, eğitim politikalarının ve okul programlarının dikkatli bir şekilde planlanmasını gerektirir.

12. Karma Eğitim

Karma eğitim, erkek ve kız öğrencilerin aynı eğitim ortamında birlikte öğrenmelerini teşvik eder. Bu yaklaşım, toplumsal cinsiyet eşitliğini ve öğrenciler arasında sağlıklı etkileşimi destekler.

13. Eğitim Kampüsleri ve Okul ile Ailenin İşbirliği

Eğitim kampüsleri, öğrencilere geniş bir eğitim ortamı sunarken, okul ile aile arasındaki işbirliği, öğrencilerin akademik ve sosyal gelişimlerini destekler. Bu işbirliği, öğrencinin okul ve aile hayatı arasında sağlıklı bir denge kurmasına yardımcı olur.

14. Her Yerde Eğitim

Bu ilke, öğrenmenin sadece okul sınırları içinde değil, hayatın her alanında gerçekleşebileceğini vurgular. Teknolojinin kullanımı, uzaktan eğitim ve yaşam boyu öğrenme bu ilkenin önemli parçalarıdır.

Türk eğitim sistemi, bu temel ilkeler çerçevesinde şekillenerek, öğrencileri çağdaş, bilinçli ve etkin bireyler olarak yetiştirmeyi amaçlar. Eğitimin kalitesini artırmak, toplumsal eşitliği sağlamak ve bireylerin kişisel gelişimlerine katkıda bulunmak bu sistemde önemli hedefler arasındadır. Her bir ilke, Türkiye’nin eğitimdeki genel vizyonunu ve öğrencilere sunmak istediği değerleri yansıtır, böylece daha aydınlatıcı ve kapsayıcı bir toplum inşa etmeye katkıda bulunur.

2023 Analizi, 2024 Hedefleri – Dönüm Noktaları, Toparlanma ve Yeni Bir Yol

Adettendir, 2018’den beri her yıl sonunda bu yazıyı yazarım, eski yazılara göz gezdirmek isteyenler aşağıdaki bağlantılardan okuyabilirler. 2018’den bu yana hepsini okuyunca hayatım bir roman gibi oluyor, yağ gibi akıyor:)

Bir yılı daha atlattık. 

Deprem, savaşlar, ekonomik krizin belirginleşmesi gibi durumlar artık iyice kapımızı çaldıkça, bu 23 yaşımda ben yeni yıl kutlamaktan soğudum. Bu yılbaşını uyuyarak geçirmek istiyorum açıkçası. Umut var mı? Her zaman var. Hiçbir zaman umudumu kaybetmeyeceğim bazı şeyler için. Ama artık kutlama, mutlu olma gibi kavramlar uzak olmaya başladı. Bu da beni daha güçsüzleştirmekten ziyade daha da hırslı yaptı. 

2023 yılı, benim hayatımda değişikliklerin yaşandığı bir yıl oldu. Kendi hayatım özelinde hayatımın en büyük dönüm noktasını Haziran ayında üniversiteden mezun olarak yaşadım. 8 sene ilköğretim, 4 sene lise, 1 sene anaokulunu da sayarsak 13 sene, üstüne hazırlıkla beraber 5 sene de üniversiteyi eklersek 18 yıllık öğrencilik hayatımın sonuna geldim. Aslında yüksek lisansa devam edeceğim, yazının ileriki bölümlerinde ALES ve YDS puanlarımın iyi geldiğinden ve YL düşündüğümden bahsedeceğim ama onu ayrı tutuyorum çünkü yüksek lisans yaparken hayata atılmış bir birey olacağım ve yüksek lisans benim tercihim. Ama zorunlu olarak bellediğimiz ilk – orta – lise – üniversite dörtlemesini bitirmek, benim için değişik bir duygu oldu. İşbuki Haziran ayından Ağustos ayına kadar kendime gelemedim, çünkü hali hazırda işim olmasına rağmen sadece para kazanmak beni motive etmiyordu ve yeni maceralara yelken açmalıydım. Anlatacağım.

İkinci büyük değişiklik, Girişimcilik Vakfı’ndan da Haziran ayında mezun oldum. Her ne kadar ilk vakıf yıllarımda Erasmus’ta olduğumdan dolayı pek etkin olamasam da ikinci yılında gerek düzenlediğimiz etkinlikler (Mayıs 2023 İzmirUp gibi), gerek Ocak 2023 İsrail gezimiz, gerek vakıf arkadaşlarımızla sık buluşmalarımızla çok büyük bağ kurmuştum burasıyla. Haziran’da mezun olup bir anda İstanbul’dan İzmir’e taşınınca yine bir değişik hissettim tabii.

Bunlar bu senenin hayatıma etki ettiği dönüm noktalarıydı. İsrail Gezisi, yeni kariyer rotam, İzmir etkinlikleri, İstanbul’dan taşınmam gibi hayatım boyunca almadığım karar sayısı kadar karar aldım bu yıl. Hepsinin kronolojik sırayla üstünden geçeceğim ve bu yazı ile 2024 hedeflerimi şekillendireceğim.

Öyleyse, başlayalım efenim.

2023 yılına arkadaşlarım ile birlikte Beşiktaş’ta oturduğumuz evde girdik. Çok eğlenceli ve aynı zamanda dertleşmeli bir yılbaşı geçirmiştik.

Ocak ayında hem heyecanlı, hem de yavaş yavaş bir dizinin finaline geliyormuş hissindeydim. Heyecanım, ay sonunda yapacağımız İsrail gezisinden dolayıydı. Diğer hissim ise okulun bitişi yönündeydi. Genel olarak evde FİFA oynuyorduk, arkadaşlarla, vakıf çevresiyle buluşuyorduk. Son öğrencilik zamanlarımı yaşamak istercesine. Ocak ayında yazdığım blog yazılarını aşağıya ekliyorum:

Şubat ayına geldiğimizde İsrail’deydim. Girişimcilik Vakfı ile İsrail’e gitmiştik. Burada tekrar tekrar yazmaya gerek yok, zira İsrail gezimiz ile ilgili hem blog yazmıştım hem de vlog çekmiştim ve Youtube kanalımda paylaşmıştım. Aşağıda blog yazısını ve vlog videosunu görebilirsiniz:

İsrail dönüşü rutine geri dönmüştük. Ta ki o kötü haberi duyana kadar. Kahramanmaraş Depremleri, güneydoğuyu sarsan o deprem yaşanmıştı. Devletin yetersiz kaldığı, millet olarak geceleri uyumadan yardımlara koşturduğumuz, arkadaşlarımızın ailelerini kaybettiği haberlerini duyduğumuz hayatımızı resmen kapkara yapan günlerdi. Şubat ayı, yas ayıydı. Şubat ayında yazdığım yazılara aşağıdan ulaşabilirsiniz.

Mart ayı rutinler devam ediyordu. Staja gidiyor, sınavlarıma hazırlanıyor, işlerim tüm yoğunluğu ile devam ediyordu. Bir yandan da arkadaşlarımla takılmaca devam ediyordu. 10 Mart günü Fenerbahçe – Barcelona’nın basket maçına gitmiştim, 20 Mart günü Trifles Games ofisine gitmiştik. 22 Mart’ta Apple Developer hesabı satın almıştım. 30 Mart günü Girişimcilik Vakfı’nın Fellow Günü vardı. Bunun hakkında da yazmıştım, aşağıdaki bloglardan okuyabilirsiniz. Hızlı geçiyorum, daha çok öğrenci evimizde arkadaş ortamlarıyla geçen aylar yaşıyordum. Etkinliklere, kariyer gelişimine daha az odaklıydım, asıl odağım öğrencilik yıllarımın son aylarını daha öğrenci yaşamaktı.

Nisan ayı halısahalarla, stajlarla, iş güç ile, rakı masalarında geçiyordu. Bahar gelmişti. Havalar ısınıyordu. Nisan sonu ise, Girişimcilik Vakfı’nın memleketimde, İzmir’de gerçekleştirdiği, organizasyon düzenleyici ekipte benimde olduğum o harika etkinliği yapıyorduk. Arkadaşlarım, ben de köy evimizde kalmıştı. Gecesi ayrı gündüzü ayrı, mükemmel bir etkinlik yapmıştık.

Mayıs ayı da vakfın etkinlikleri (Koç Okulları’nda mentörlük de yapmıştık) ile geçiyordu. Mayısın sonlarında ise lisans derslerimizin sonlarındaydık. Sınıf arkadaşlarımla daha çok zaman geçiriyor, hocalarımızla vedalaşıyorduk. Bir yandan da Red Dead Redeption 2 gibi hikayesi duygusal bir oyunu bitirmem de Mayıs ayımı iyice duygusal yapmıştı. Bir seçim trajedimiz var ama ondan bahsetmeye gerek yok sanırım:) Aşağıda Mart, Nisan ve Mayıs aylarında yazdığım blog yazılarını kronolojik sırayla ekledim.

Haziran ayı veda ayı. Sınıf arkadaşlarımla İstanbul Boğazı’nda düzenlediğimiz tekne balosundan rakılı veda masalarımıza kadar, Girişimcilik Vakfı mezuniyetinden arkadaşlarımızla vedalaşlarımıza kadar Haziran ayı benim için çok duygusaldı. 25 Haziran’da ev arkadaşım Yaşar ile birlikte İstanbul’daki evimizi kapattık ve İzmir’e kesin dönüş yaptık.

Temmuz başında ailemle İstanbul’a geldik mezuniyet için. Yıldız Teknik Üniversitesi Bilgisayar ve Öğretim Teknolojileri Eğitimi bölümünden kepimi fırlatarak mezun olmuştum. Vakıf ile bağımız kopmamıştı, Temmuz sonunda İzmir’de vakıftan arkadaşlarımla denize gitmiştim.

7 Ağustos gibi Vakıf’tan yakın arkadaşım Nil ile birlikte bir düet yapmıştık.

Yazın İzmir’e dönünce, aile evinde olduğumdan dolayı iş dışında kalan zamanım artmıştı. Bu yüzden hobilerime ve kişisel gelişime daha fazla zaman ayırdım. 2021’de alıp Erasmus dolayısı ile yarım bıraktığım saz kursuna aynı hocam Aysun hoca ile tekrar başladım. 60-65 türkülük bir repertuara sahip oldum ve ritimli, semahlı birçok profesyonel türküyü öğrendim. Onun dışında, Ağustos ayında 112.8 kilo iken diyetisyen arkadaşım Ceren eşliğinde diyete başladım. Şu anda bu yazıyı yazarken (25 Aralık 2023) 99.5 kiloyum. Aynı zamanda son 1 aydır, eve aldığım eliptik bisiklet ile spor ve diyet ikilisi artı magnezyum ve vitamin d desteği ile harika bir yaşam tarzına sahip oldum.

Devam edelim. Üniversite bitince yazdığım bir yazı vardı. Bu yazı, tüm üniversite sürecimi özetleyen bir yazı, aşağıya ekliyorum. Doğum günümde yazmıştım.

Ağustos’tan devam etmeden önce Temmuz ve Ağustos’tan bahsetmek istiyorum. Bu iki ay çok büyük bir depresyonun içine düştüm. Halihazırda bir işimin olmasına rağmen, artık ne yapacağım konusunda fikrimin olmaması, artık kendi hayatımı kurmam gerektiğini farketmem gibi birçok olgu kafamda dolaşıp duruyordu. Hedefsizlik ve belirsizlik benim en büyük düşmanım. Bu da bana çok zarar vermişti. Toparlanmam Eylül sonunu bulmuştu.

Devam edelim. 8 Ağustos’ta App Store’da ilk oyunumu yayınlamıştım, 22 Ağustos’ta Bekir Doğmenç daveti ile İnternetten Para Kazanmak ile alakalı Podcast yayınında konuşmuştum.

Biraz değişik sırayla gittim ama yazı bitirebiliriz. Yaz genel olarak rutin ilerlemişti. Hem full-time çalıştığım şirket için, hem kendi şirketim için çalışıyor, bir yandan kitaplar okuyor, filmler izliyor, oyunlar oynayıp başarım geliştiriyordum. Sürekli olarak oyun geliştiriyor, blog yazıları yazıyordum. Haftasonları ise köye dedeme yardıma gidiyor, kardeşimi şehirlere (İzmir, Aydın vb.) gezmeye götürüyordum. Bir yandan da kafamdaki hedefsizliği ve belirsizliği silmeye çalışıyordum.

Bu arada her hedef – analiz yazımda belirtirim. Buraya yazdıklarımdan çok daha fazla şey yaşadım fakat kimini kayıt altına almadığım için, kimini önemsemediğim için, kimini unuttuğum için, kimini de özel olduğu ve ben de saklı kalmasını istediğim için paylaşmıyorum. O yüzden hayatımın işten veya belirli olaylar çerçevesinden ibaret sanılmasını elbette ki istemem.

Aşağıda, Haziran’dan Ekim ayına kadar olan blog yazılarımı görebilirsiniz.

Ekim ayına geldiğimde kararımı vermiştim. Öncelikli hedefim, dijital mecralarda yapmak isteyip yapamadıklarımı (2024 hedeflerinde belirttiğim) yapacak, belirli bir iş akışı ve pasif gelir akışı oluşturacaktım. Bu bana uzun vadede bileşik getirinin de etkisiyle güç sağlayacak, aynı zamanda olası iş değiştirme durumlarında arkaplanımın yani portfolyomun güçlü durmasını sağlayacaktı. Özetle dijitalde daha fazla var olacaktım. Ait olduğum yerde çalışmalarımı artıracaktım. Bu ilk hedefimdi.

İkinci hedefim ise, son dakika başvurduğum YDS ve ALES sınavlarına girmekti. YDS sınavı Ekim ayının sonunda, ALES sınavı ise Kasım ayının sonunda idi. Bu iki sınavdan iyi puan aldığım takdirde kenarda tutabilecek, 2024 Eylül’üne kadar elde ettiğim maddi manevi birikim ile yüksek lisansa gidecektim ve 2 sene boyunca dijital yetkinliğim ve akademik arkaplanımı birleştirerek işlerimi büyütecektim. Daha uzun vadeli plan ise, yüksek lisansı başarı ile bitirmem halinde dijital arkaplanımı da kullanarak doktoramı yurtdışına taşımak ve işlerimi küresele taşımaktı. Fakat bunun için detaylı plan yapmadım zira 2025 sonrasını şimdilik düşünmek istemiyorum. Çünkü 2025 sonrasına kadar belki de milyoner olacağım dijital içeriklerimle, kim bilir:)

Hedefimi belirlemiş, çalışmalarıma başlamıştım. Bir yandan full-time işim devam ediyor, bir yandan içerik üretiyor, bir yandan sınavlara çalışıyordum. Sınavlara nasıl çalıştığımın yazılarını yazdım, aşağıda paylaşacağım yazılarda görebilirsiniz. YDS’den 66, ALES’ten 81 aldım. Bu puanlar, istediğim yerlere girmek için bana yetiyor.

2023’ü bitirirken biri kapanış, biri ise başlangıç iki gelişme oldu. İlki Girişimcilik Vakfı Galası idi. Bu Gala ile ilgili yazım ve videom var, aşağıdaki blog yazılarından okuyabilirsiniz.

Diğeri ise, Erasmus ve İstanbul’da edindiğim tüm tecrübeleri İzmir’de uygulamak için beni İzmir ile birleştirecek, İzmir’de çevre yapmamı sağlayacak ve katkı sağlayabileceğim bir topluluk arayışındaydım. Bu topluluğu buldum ve İzmir Gençlik Meclisi’ne katıldım. Burası hakkında pek bir şey söylemem daha mümkün değil çünkü çok yeniyim, ama İzmir tarafında yapacaklarımız için heyecanlıyım. 2024 Analizi yazımı -eğer yaşarsam- yazdığımda daha detaylı bahsederim, zaten ara ara da güncellemeler paylaşmış olurum.

Ekim’den şimdiye kadar ki tüm blog yazılarımı aşağıya ekliyorum:

Adettendir, Youtube ve Instagram’a sürekli olarak paylaştığım saz videolarımdan bir tanesini bırakıyorum,

Evet..

2023 yılı bitti. Oyun oynayanlar bilir ne demek istediğimi, bu yıl benim için bir “checkpoint”ti. Bir “milestone”. Bir dönüm noktası. Ali Candan’ın 45. bölümde tamamen Polat Alemdar’a dönüşmesi gibi. Hayatımda, her ne kadar okurken çalışsam da sonuç olarak salt öğrencilik yıllarımın bitip yetişkinlik ve hayat kurma tarafına geçmiş hissettiğim bir yıl oldu. O yüzden Haziran ayına kadar elimdekilere daha fazla değer verip tadını çıkarmaya, daha çok öğrenci hayatı, öğrenci evi hayatı ve gezmeli bir hayat yaşamaya çalıştım. Haziran’dan sonra 2 aylık bir buhrandan sonra hedefimi belirledim, toparlandım, ürünlerimi çıkarttım, gerekli sınavlara girdim ve başarılı sonuçlar aldım. 2023, benim için iyi bir yıldı. Toparlama yılıydı. Şimdi ise birçok deneyim, yetkinlik ve bilgim ile önümde yeni bir sayfa açılıyor.

2024 Hedefleri

2024, içinde eksik kaldığım veya kaldığımı düşündüğüm ne varsa tamamlama yılı olacak. Ayrıca yeni hayatıma hazırlık yılı olacak. Çünkü şöyle bir şey var, Aralık ayı’nda açıklanan YDS ve ALES sınavlarımı vaktinde kullansaydım ben Şubat ayında direkt yüksek lisansa başlayabiliyordum. Ama ben bunu istemedim. Çünkü alelacele yüksek lisans yapmak yerine, Eylül 2024’e kadar tam odaklı çalışıp elimdekileri geliştirirsem, hem maddi anlamda hem de bilgi birikimi olarak çok üst düzey noktada olabilirim. Böylelikle yeni hayatıma geçişim daha konforlu olur ve bu iyi psikoloji ile hayallerime yaklaşmak daha rahat olur düşüncesindeyim.

Geçen sene, bu sene için ne yapacağımı bilmiyordum. Biraz dinlenme yılı ilan etmiştim. Kısmen öyle oldu, Haziran sonrası ise tüketme yılı oldu yani olabildiğince içerik ve bilgi tükettim.

Yeni yıldan ise beklentim oldukça büyük:

  • Çalıştığım şirkette ve bağımsız projelerimde verimimi artırmak amacıyla veri bilimi ve e-ticaret konularında konuşabilecek ve proje üretebilecek bilgiye sahip olmak, bazı işlerimi otomatize etmek.
  • google play ve app store’da en az 10 oyuna sahip olmak
  • blogumdaki içerik sayısını 1000’e çıkarmak, diğer blog sitelerimdeki içeriklerin sayısını 500’er yapmak ve Adsense gelirlerimi artırmak
  • Udemy’deki WordPress ve SEO kurslarımı güncellemek ve yeni Unity kursu paylaşmak. Şu anki 4000 öğrenci sayımı 10.000’e çıkarmak.
  • Kitaplığımdaki kitapları bitirmek ve elde ettiğim bilgi ve deneyimleri blogumda paylaşmak (yaklaşık 50 kitap)
  • İzlemediğim popüler dizi ve filmleri izlemek (Star Wars, Prison Break gibi) ve bloguma not almak
  • ALES ve YDS’deki geçer notlarımı (ALES 80, YDS 66) kullanarak 2024 Sonbaharında başlamak üzere alanlarımdan biri ile alakalı, kışın karar vereceğim bir bölümle, yüksek lisansa başlamak ve alanımda akademik olarak uzmanlaşmak
  • Yatırım portföyümü bileşik getirinin de etkisiyle dolar bazında 10 katı ve üzerine çıkarmak
  • Diyetisten eşliğinde Ağustos 2023’de 112 kilo olarak başlayıp Ocak 2024’e 99 kilo olarak girdiğimi söylemiştim. 2024’te bu kilonun üstüne çok çıkmak istemiyorum.
  • Saz kursuna devam ettiğimi söylemiştim. Şu anda ritimleri çalabiliyor, semahları ve zeybekleri söyleyebiliyorum. 2024’te “Çeke Çeke” gibi zor parçaları da çalabilmek istiyorum.

Onun dışında şu anki sosyalliğimden, iş planımdan memnunum. Hayatıma gelecek ekstra yeniliklere de açığım.

Buraya kadar okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım 2024, hepimize önce sağlık, sonra huzur, sonra mutluluk ve tabii ki bol kazanç getirir.

Sağlıcakla kalın!

Yeni Macera: İzmir Gençlik Meclisi ve Oryantasyon Buluşması

19 Aralık 2023 Salı günü, Konak’ta bir oryantasyon buluşmasına katıldım. İzmir Gençlik Meclisi’nin tanışma toplantısıydı bu. Haziran 2023’de İstanbul’u kapatıp İzmir’e taşındığımdan beri, halihazırda olan işlerim devam etmesine rağmen içinde olduğum tüm topluluklar İstanbul’da kalmıştı. Amacım, İzmir’deki topluluklarda da yer alarak bu iki ekosistem arasında köprü olmak, İzmir’in girişimcilik ve gençlik ekosistemini güçlendirmekti. Bunun yolunu araştırırken bir arkadaşım aracılığı ile İzmir Gençlik Meclisi ile tanıştım, başvurdum ve kabul aldım. Bu toplantıda ise tanıştık, bağlantı kurduk ve ben bu meclis için ne yapabilirim, meclis bana ne katabilir detaylı bir analiz yaptım. Burası benim için yeni bir macera. Dışarıda öğrendiklerimi memleketimde uygulamak için yeni bir fırsat. Aşağıda, meclisin sosyal medya bağlantılarını ve toplantıda aldığım notları görebilirsiniz.

izmir Gençlik Meclisi Oryantasyon Toplantısı -1
izmir Gençlik Meclisi Oryantasyon Toplantısı -1

İzmir Gençlik Meclisi Sosyal Medya Hesapları

https://www.instagram.com/izmirgenclikmeclisi/

https://www.izmirkentkonseyi.org.tr/tr/Meclisler/10

https://www.linkedin.com/company/izmirgenclikmeclisi/

izmir Gençlik Meclisi Oryantasyon Toplantısı -2
izmir Gençlik Meclisi Oryantasyon Toplantısı -2

Notlarım

Her fikre açık bir yapı. Fikirler, demokratik çerçevede konuşulduktan sonra imkan dahilinde uygulamaya konuluyor.

Meclis’in diğer kurumlardan farkı, belediye kanununun 76. maddesi

Yerel gençlik stratejisi çalıştayı gibi çalıştay ve komisyonlarda konuşulanlar belediyelerde gündem olabiliyor.

Etkinlik ve proje komisyonu ile etkinlikler yapılabiliyor. “İklim Dostu Abonman”, “30 Ağustos Feribot Kaldırma” gibi etkinlikler aktif, hocalarla işbirliği var ve İzmir Gençlik Festivali gibi etkinliklerde stant açılıyor. Genç İzmir gibi topluluklarla aktif işbirliği içinde bir meclis burası. Belirtmeden geçmemeliyim ki İzmir Gençlik Meclisi, İzmir Kent Konseyi’ne bağlı bir kurum.

Öğrenci Komisyonu gibi komisyonlardan “Yaşayan Kütüphane” gibi süper etkinlikler çıkıyor.

Onun dışında “Genç Ne Der?” projesi, Podcast serileri gibi birçok üretimde olan işleri var Meclis’in.

Benim meclise katkı sağlamak istediğim nokta, her toplulukta olduğu gibi, topluluğun dijital ayağında tüm yetkinliğim ve deneyimimle, İstanbul ve Avrupa deneyimlerimi toplayıp İzmir’e uygulamak. Bu uygulamanın kapısını İzmir Gençlik Meclisi ile aralamak.

izmir Gençlik Meclisi Oryantasyon Toplantısı -3
izmir Gençlik Meclisi Oryantasyon Toplantısı -3

İzmir Gençlik Meclisi Resmi Tanım

Gençlerin kent yönetiminde, karar alma mekanizmalarında, sosyal yaşamda rol almasını ve temsil edilmesini, İzmir’de ve Türkiye’de gençler arasında yardımlaşma ve dayanışmayı artırmayı amaçlar. Gençlerin uluslararası çalışmalara katılımlarını destekler, İzmir’in yeni teknolojilerle daha yüksek düzeyde kaynaşması ve sürdürülebilir gelişme açısından gençliğin enerjisinden en iyi şekilde yararlanmayı amaçlar.

Sosyal Medyayı ve Google Analytics’i doğru kullanarak trafik çekmek mümkün.

Sosyal Medyayı ve Google Analytics’i doğru kullanarak trafik çekmek mümkün.
Bugün, blogumdaki içeriklerden biriyle alakalı bir twit gördüm. Altına, detay isterlerse o konuyla ilgili olarak blogumdaki içeriği okuyabileceklerini söyledim. Sonuç? Hâla artmaya devam eden 500 üstü beğeni ve 400 üstü yer işareti. Gelen trafik 2.000 üstü görüntülenme ve Adsense reklamlarına tıklayan 9 kişi. Bu da belirli bir pasif gelir sağlıyor. Bu süreç için bir planlama yapmadım, sadece twitter’da beğendiğim bir twite ilgili içeriğimi iliştirerek destek olmak istedim. Doğru analizle, sosyal medyayı doğru kullanım ile ve bol içerik üretimi ile çok daha fazlası yapılabilir. hashtag#seo hashtag#googleanalytics hashtag#wordpress hashtag#indie

https://www.linkedin.com/feed/update/urn:li:activity:7139650041731866626/