Başarı Hikayeleri | Nikola Tesla

Nikola Tesla, günümüzde pek çok insana ilham veren gelmiş geçmiş en büyük bilim insanlarının başında gelir. Hani denilir ya, Edison Tesla’dan çaldığı ampulleri geliştirmeye çalışırken, Tesla florasan aydınlatmasıyla projelerini gerçekleştiriyordu diye. Harbiden de öyledir. Çocuklara Edison değil, Tesla anlatılmalıdır.

Nikola Tesla, Zamanının 100 Yıl Ötesinde Bir Dahi

1856’da o zamanlar Avusturya İmparatorluğu sınırları içerisinde kalan bir Sırp bölgesi olan Smijan’da dünyaya gelen Nikola Tesla, abisinin ölümü sonrasında psikolojik açıdan kötü bir çocukluk dönemi geçirmişti. Üniversite çağlarına kadar süren takıntılı ve asosyal hayatı Tesla’nın depresyon dolu bir geçmişe sahip olmasına yol açmıştı. Okul hayatını bu sebeplerle yarıda bırakan ve çeşitli mühendislik firmalarında çalışan Tesla, ileride ufkunu açacak pek çok konudaki bilgileri bu çalışmalarından edindi. Fakir bir adam olarak ABD ‘ye göç eden Tesla, çukur kazmak gibi işlerle geçimini sağlarken bir yandan da kafasındaki fikirleri etrafındakilere anlatıyordu.

Bu fikirlerini duyanlar onu enerji sektöründe atılım yapmak isteyen yatırımcılarla tanıştırdıklarında, Tesla için ardı arkası kesilmeyecek deneyler ve çalışmalarla dolu bir hayat başlamıştı. Bu dönemde Thomas Edison’la da yolları kesişen Tesla, Edison için yaptığı çalışmaların karşılığını alamayınca (işte burda Edison’un bahsettiğim hırsızlığı devreye giriyor) onunla büyük bir rekabete de girişmişti. Bununla beraber Tesla yaptığı çalışmalardan sonra kendisine layık görülen ödüllerden sadece AIEE Edison madalyasını kabul etmiş, Nobel ödülünü bile geri çevirmişti. Gerçi söz konusu Nobel ödülünü Edison’la paylaşmamak için de geri çevirdiği bilinse de Tesla için en büyük ödül yaptığı çalışmaların amacına ulaşması olmuştur. Kimilerine göre kahin sayılabileceği öngörülere de sahip olan Nikola Tesla, ortaya attığı teknolojik fikirlerle günümüzde pek çok bilim meraklısının ufkunu açmaktadır…

Alternatif Akım

Nikola Tesla’nın hiç şüphesiz en bilinen ve dünyadaki bilinen teknolojiye yeni bir yön verme potansiyeli olan fikirleri alternatif akım üzerineydi. Bu alanda aldığı sayısız ABD ve Avrupa patentleriyle su götürmez bir tutarlılık barındıran fikirleri devrim niteliğindeydi. Tesla alternatif akım üzerinden yaptığı çalışmalarla 1890’da Niagara şelalesinin gücünü elektrik üretimi için kullanmaya başladı. Bugün Niagara Şelalesi heybetli bir Nikola Tesla heykeli önünde çağlamaktadır.

Uzaktan Radyo Kontrolü

Günümüzde çocukların uzaktan kumandalı arabalarında ve benzeri cihazlarda kullanılan radyo frekansı ile uzaktan kontrol, Tesla’nın öncülüğünü yaptığı bir teknolojiydi. İlk olarak 1898’de New York’ta suyla dolu bir platformun üstünde duran uzaktan kumandalı bir tekneyi seyircilerin verdiği talimatlarla uzaktan kontrol eden Tesla, bu gösteriyle tüm dünyanın dikkatini üstüne çekmişti.

Küresel Telsiz

Dünya çapında frekans yayını yapacak ilk telsiz vericisini de yine Nikola Tesla tasarlamıştı. Long Island’da 1904 yılında tamamlanan yapı döneminin en ilginç mimari özelliklerini taşıyordu. Tek parça olması dışında, büyük bir mantara benzeyen yapı, yerdeki kısmı geniş ve 62 metre yukarısındaki tepe noktasına doğru daralan, kafes şeklinde bir iskelete sahipti. Tepede 30 metre çapında bir yarım küreyle örtülüydü. İskelet, bronzdan kalın civata ve bakır lambalarla birbirine bağlanmış, sağlam ağaç kolonlarından yapılmıştı. Yarım küre şeklindeki tepe, üstten yüzeysel olarak bakır bir elekle kaplıydı. Tüm yapıda demir metali yoktu.

Yüksek Frekans

 

Modern elektronikteki neon tüpü ve floresan’ın öncülüğünü yapan teknoloji yine Tesla’nın fikirlerinden ortaya çıkmıştı. Bir yüksek frekans transformatörü ile kendi keşfi olan “Nikola Tesla Bobinleri” çıplak elinde tuttuğu gazlı tüpü yakacak şekilde vücudundan, zarar vermeden, yüksek gerilimli akım geçirmesini sağlıyordu. Bu alan üstünde yoğunlaşan Tesla, mekanik ve fiziksel titreşimlerle çalışırken, Houston Caddesi’ndeki laboratuvarının etrafında hakiki bir depreme neden olmuştu. Binanın doğal rezonans frekansına yaklaşan, Nikola Tesla’nın mekanik osilatörü, yaşlı binayı sarsmıştı! Bir blok ileride, polis karakolundaki eşya esrarengiz bir şekilde hareket etmeye başlamıştı. Böylece, Nikola Tesla, rezonans, vibrasyon ve “doğal 7 periyot”a ait matematiksel teorileri de ispatlamıştı. Bizim Tesla bobini projemiz de bununla ilgili olacaktır.

Mega Verici

Yüksek gerilim ve yüksek frekanslı elektrik iletimi konusundaki araştırmalar, Nikola Tesla’yı Colorado Springs yakınlarındaki bir dağın üzerine Dünya’nın en güçlü radyo vericisini kurup çalıştırmaya yöneltti. 60 metrelik direğin etrafında, 22,5 metre çapında, hava çekirdekli transformatörü yaptı. İç kısımdaki sekonder 100 sarımlı ve 3 metre çapındaydı. Üreticisi, istasyondan birkaç mil uzaklıkta bulunan enerjiyi kullanırken, Nikola Tesla ilk insan yapımı şimşeği oluşturdu. Bir direğin tepesindeki 1 metre çaplı bakır küreden, 30 metre uzunluğunda, kulakları sağır eden şimşekler çaktı. 40 km uzaklıktaki kasabalarda bile bu gök gürültüsünün işitildiği kaydedilmiştir. 100 milyon Volt değerinde gerilim kullanılıyordu. Daha sonra kendi patentlerini çıkartacak olan Fritz Lowenstein’ın şahit olduğu bu deneylerde Tesla 26 mil uzaklıktaki 200 ampülü yakmayı başarmıştı!

İyonosfer

Tesla’nın en ilginç fikirlerinden biri de dünyayı saran katmanlardan üçüncüsü olan İyonosferin elektrik akımı için kullanılmasıydı. Herhangi bir kablo kullanılmaksızın sadece İyonosferdeki taşıyıcı özelliklerin kullanılarak küresel çapta kablosuz ve herkesin kullanabileceği ücretsiz bir elektrik dağıtımı sağlamak Tesla’nın sınırları zorlayan bir hayaliydi. İşin ilginci doğru bir çalışma yaparak Tesla’nın bu hayalini gerçekleştirmek mümkündü ama asla uygulanmamıştı. Tesla abi bu, dünyadaki çoğu icadın mucidi, ama elin adamları patentlerini çalmış. Olay bu.

Kozmik Dalgalar ve Uzay

Uzaydaki hayatın varlığıyla da oldukça ilgili olan Nikola Tesla, kendi laboratuarından uzaya ses dalgaları göndermiş ve uzaydan gelen kozmik ses dalgalarının kaydını yapmıştır. Ancak bunu başardığı dönemde dünya biliminde kozmik ses dalgalarının yeri olmadığı için bu çalışmalar adeta çöpe gitmiştir! Tesla 1917’nin Ağustos’unda uzaktaki cisimlerin üzerine kısa dalga darbeleri gönderip, yansıyan kısa dalga darbelerinin bir flüoresan ekran üzerinde toplanmasıyla izlenebileceklerini açıklamıştır. Diyorum ya, bu adam 100 değil 200 yıl sonrasına ait bir dahi.

Ekran Kartı Bakımından AMD ve NVIDIA

Hayatımızın her anında karşılaştığımız, artık klasikleşmiş kapışma soruları vardır. MacOS mu Windows mu (Bilgisayar) ? iOS mu, Android mi (Telefon/Tablet) ? Intel mi AMD mi (İşlemci) ? AMD mi NVIDIA mı (Ekran Kartı) ? Bu soruların tek bir cevabı vardır, o da şudur : Hangisi kullanıcının isteğini en iyi şekilde karşılıyorsa o alınmalıdır. Gerçek kullanıcı zaten markaya çok takılmaz, fanboyluk yapmaz.

Ekran Kartı için hangisi ?

Bunun içinse ikisi arasında şöyle bir ayrım var. Mesela AMD r9 390x ile Nvidia gtx 980 karşılaştıracak olursak, r9 390 8 gb 256 bit iken, gtx 980 ise 4 gb 128 bit. Tabi direk düşünecek olursak r9 390 (benim kullandığım grafik kartı) daha iyi dersiniz fakat analizlere göre gtx 980 daha bir üstün. Çünkü ekran kartı sadece gb’lardan ve bitlerden oluşmuyor. Mimarisi, özellikleri üstün olduğu için gtx 980 daha iyi görünüyor. Tabi parası da öyle. Fakat çok gözle görülür bir farkları yok. Ben r9 390 kullanıyorum ve oyunlarda ultra ayarlarda çok iyi performans alıyorum. Ama ben 10 15 fps fazla alcam diyorsanız tabii nvidia almanız önerilir.

Sonuç olarak birbirlerinden çok farklı olmayan iki markadan bahsettik. İkisinin de birbirinden üstün özellikleri var. Yani ekran kartınızı alırken markaya değil, mimarisine, özelliklerine en ince detayına kadar bakmalısınız.

Başarı Hikayeleri | Elon Musk

Bir sürü makale yazdım, işte şöyle başarılı olursunuz, şunlar şöyle yapmış diye. Fakat ne kadar yazarsak yazalım, gerçek hikayeleri anlatmadan bu başarıları anlamak zor. Bende yeni bir kategori açıp, sizinle başarı kazanmış insanların hikayelerini paylaşmak istedim. Hikayesini paylaşacağım kişi, Tesla Motors ve SpaceX sahibi, PayPal kurucusu, yanında en çok çalışmak istediğim kişi Elon Musk.

Kimdir bu Elon Musk ?

Günümüzde çoğu çalışan insanlar, evlilik, vergi, sigorta, masraf derken çocukluk hayallerini unutuyor ister istemez. Elon Musk ise, aynı birikimleri yaptığı halde bu birikimlerini yeni fikirleri hayata geçirmek için kullanmayı tercih eden ve başladığı her projede çocukluk hayallerine bir kez daha kavuşan bir insan.

10 yaşında kendi kendine bilgisayar programlamayı öğrenip 12 yaşında oyun satarak küçüklükten para kazanmaya başlamış kendisi. 2000’li yılların başında, Zip2 gibi E-Posta ödeme sistemi yaptıktan sonra, PayPal’ı bir arkadaşıyla birlikte kurup Zip2’yi PayPal bünyesine kattıktan sonra, başarılı bir internet girişimcisi olarak tanınmaya başladı. Fakat vizyonunun farklı olması nedeniyle PayPal’ın CEO’luk görevinden kovulması ardından, yaptıkları onu PayPal’dan kovanlara “keşke kovmasaydık” dedirtmeye başladı. Paypal’dan aldığı 10 milyon dolarlık tazminatla rüya gibi bir hayat yaşayacakken, o hayallerini gerçekleştirmeyi seçti. Gerçek hayatın demir adamı oldu.

Elon Musk, dünya çapında büyük yankı uyandıran girişimi SpaceX’i kurduğunda Mars’ta bir sera kurup çeşitli tohumların yetişmesini sağlayarak ufak çapta bir hayat başlatılabileceğini düşünüyor ve bu düşüncesini gerçekleştirmek istiyordu. Anlamayan insanlar için bu hayalden başka bir şey değil tabi ama gelişim makalelerimizde de belirttiğimiz gibi, size deli diyen olduğu zaman başarılısınız demektir.

Musk, bunun için Rusya’dan kullanılmış roketler satın alıp denemelere başlamak için Rusya’nın yolunu tuttu. Fakat istediğini alamadan ABD’ye geri döndüğünde kendi roketini kendisi üretmeyi çoktan kafasına koymuştu.

Ve SpaceX devreye giriyor.

SpaceX bu noktada devreye girecekti. Amaç bir defa kullanılabilen bu roketlerin daha kullanışlı bir hale getirilmesi adına, fırlatıldıktan sonra yeryüzüne dikey olarak inebilen, dolayısıyla defalarca kullanılabilen roketlere dönüştürmekti. Bu amacın başarılı bir şekilde gerçekleştirilmesi, haliyle dünyada büyük bir yankı uyandırdı ve gözler Elon Musk’ın üzerine çevrildi.

Kişisel bir şirket NASA ile kapışıyordu.

Ayrıca SpaceX, bir dünya dışı projeye daha imza atıyor. Herhangi bir karbon içeren yakıta ihtiyaç duymadan, tüp içinde sıkışmış havanın basıncı ile çalışan bir tren projesi olan “Hyperloop”, Elon abimizin yeni numarası.

Tesla’nın rüyasını Musk yaşatıyor.

Tesla’yı çok sevdiği belli oluyor ki, tamamen elektrik enerjisiyle çalışan Tesla Motors’un ürettiği araçlar yollarda. Ayrıca Tesla Motors, elektrikli arabalar üretmenin yanı sıra, şarj noktalarının dünyanın her yerinde yaygınlaşmasını da zorlayarak önemli bir dönüşüme öncülük ediyor. Öte yandan Tesla kadar marjinal adımlar atamayan otomobil üreticileri araçlarını hibrit (hem benzinli hem elektrikli) üretmeye devam ederken elbette bu önemli misyon çılgın devrimci Elon Musk’a kalıyor.

Dünya’yı kurtaracak bir proje: SolarCity

SolarCity Musk’ın son şirketi. Güneş enerjili panellerin herkesin evinin çatısında düşük maliyetle, sürdürülebilir bir şekilde kurulmasını amaçlıyor. Doğalgaz, kömür, benzin gibi kaynakların kullanımı azaltmayı hedefliyor aynı zamanda. Uygulama Amerika’da baya bir yaygınlaştı dostlar.

Jobs kadar, Gates kadar tanınmayan Musk, gelecekte çok ihtiyacımız olacak şeyleri şimdiden inanılmaz bir şekilde gerçekleştiriyor. 44 yaşında bu kadar inovasyon devrimlerini gerçekleştirmiş abimiz, umarız biz gençlere büyük bir umut olur. En azından, ülkemizi geliştirmek adına bir şeyler yapabilme becerisini gösterebiliriz.

 

Android’e Oyun Geliştirme

Android’e Oyun Geliştirme

Android Platformuna Oyun Geliştirme
Android Platformuna Oyun Geliştirme

Oyun geliştirme, bilindiği gibi uzun bir süreçtir. Bu yüzden bu uzun sürece değmesi için hangi sektöre satış yapacağınızı iyi bilmeniz gerekir. Global bir projeniz ya da eskiden beri süregelen, tanınmış bir firmanız yoksa bilgisayar sektörüne girmemenizi tavsiye ederim. Çünkü bilgisayarlarda oldukça kaliteli oyunlar mevcut ve oyun satın alanlar gerçekten oyun dünyasının kitabını yazmış adamlar. O yüzden yeni başlayanlar için tavsiyem Android platformudur.

Neden iOS değil derseniz, App store mağazaları Google Play mağazalarına göre daha sıkı çalışıyor. Mesela Google Play yıllık 25 dolar geliştirici ücreti alırken, App store 100 dolar istiyor. Google play’e sunduğunuz bir oyun bir iki saat içinde yayınlanırken, App store’a sunduğunuz oyun gerçek kullanıcılar tarafından incelendiği için 1 haftayı bulabiliyor. Bu yüzden Google Play’de oyununuz ünlenmedikçe App Store’a koymanızı tavsiye etmiyorum.

Gelgelelim oyunu geliştirme işine. Amatörler için oyun motoru kullanmasını tavsiye ediyorum. Oyun motorları, yaptığınız tek bir oyunu bütün platformlara sunabilmenizi sağlar. Unity gibi. (Bknz. Unity ile Oyun Geliştirmek) Birkaç pratik yaptıktan sonra adam akıllı Android programlamaya başlayabilirsiniz. Hem bu sayede Android oyun yapmayı öğrenirken aynı zamanda uygulama yapmayı da öğrenmiş olursunuz.

Android oyun yapmak için oyun motoru haricinde öncelikle Java dilini bilmeniz gerekiyor. Sadece Java ile yapmak için Java’nın editörü Eclipse’yi kurabilirsiniz, fakat Google Android geliştiricilere bir editör sağlamış durumda. Android Studio kurarak Android programlamayı daha kolay hale getirebilirsiniz.

Android programlama yapmak için illa bir Android cihazınızın olması gerekmiyor. Bunun içinde biz geliştiricilere programlar sunulmuş. Genymotion adlı programı kurarak, Android Studio ile bağladıktan sonra yaptığımız uygulamayı bilgisayarda emülatör üzerinden rahatlıkla test edebiliyoruz.

Bir sorunda nerelere başvurabiliriz ?

Her yazılım yapmadan önce denildiği gibi, İngilizcenizin sağlam olması gerekiyor. Android konusunda, hatta yazılım konusunda bile diyebilirim, ciddi Türkçe kaynak sıkıntısı var. İngilizcenizin gelişmiş olduğunu varsayarsak, Türk insanlarında bolca bulunduğu Stackoverflow formunda bolca vakit geçirmeniz gerekiyor. Zaten burda vakit geçirmeniz durumunda yabancı kişilerle bolca muhabbet kuracağınız için, İngilizceniz ister istemez gelişiyor. Bir sorununuzda birinci tercihiniz burası olsun.

Olay genel olarak bundan ibaret. Bu makalede nasıl Android yapılır konusuna değinmeyeceğim tabii ki de. Yoksa konu alır başını gider sonu gelmez. Belki ilerde rehber niteliğinde bir şeyler yapabilirim ama bu makalede değinmeyeceğim. Oyun yapacaklar için şimdiden başarılar 🙂

 

 

Başarı İçin “Merdiven Tırmanmanız Gerekir”

“İş hayatında asansör ile yukarı çıkan bir adam görmedim. Mutlaka merdiven tırmanmanız gerekir.” – Ahmet Şerif İzgören

Hani bazı yerlerde duyarsınız ya, babasının şirketinde çalıştı, dayısının yakını onu işe aldı felan diye. Kendinizden böyle bir şey beklememelisiniz. Ahmet Şerif İzgören’in de dediği gibi, sizi hiç kimsenin asansörü yukarı çıkarmayacak. Gerçekten başarı istiyorsanız, merdivenleri tırmanmanız gerekir. Eğer merdiven bulamıyorsanız, kendiniz yaratacaksınız. Başkasının merdivenlerine muhtaç olmayacaksınız.

Başarınızı başkasının yükseltmesini istediğiniz an, her şeyi hazır istediğiniz an, başarısızlığa ulaşmışsınız demektir. Başarı merdivenlerinde tırmanırken daha önce yazdığım makaledeki gibi risk alacaksınız, fedakarlık göstereceksiniz, başarısızlıklara uğrayacaksınız. Bunlar asıl başarıya giderken elde edilmesi gereken şeylerdir. Fakat pes ederseniz ya da asansöre binmeyi tercih ederseniz, hem merdivenin basamaklarındaki o başarı için gereken risk ve fedakarlıkları yaşayamazsınız, hem de sonucunda başarısızlıkla karşılaşırsınız. Başkasının asansörüne, merdivenine ihtiyaç duymayın, öz olun.

"Merdiven Tırmanmanız Gerekir"
“Merdiven Tırmanmanız Gerekir”

Ünlü Forum Scriptleri

Her ne kadar sosyal medyalar forumların yerini almış olsa da, eskiden beri süregelen bazı forum siteleri artık bazı insanların ailesi olmuş durumda. Donanımhaber, forumtr, ünlü sözlükler buna örnek olarak gösterilebilirler. Fakat bir konu hakkında internette insanları bir araya toplamak istiyorsanız ve bu kişi sosyal medya kullanmayı haz etmiyorsa, kendi forumunuzu kurmaya başlamanız tavsiyem olur. Bunun için bazı scriptler var, forumu kurarken size büyük bir kolaylık sağlayacaklardır. Neymiş bunlar bakalım:

SMF (Simple Machines Forum)

SMF, PHP ve MySQL kullanılarak oluşturulmuş açık kaynak kodlu bir sistemdir. Simple Machines Organizasyonu tarafından geliştirilmektedir. Güçlü ve güzel bir sistemdir fakat SEO konusunda bir sıkıntısı olduğu söyleniyor. Çokta etrafta görmediğim bir scripttir ama tabi geliştirici tercihine kalmış bir şey.

bbPress

En sevilen içerik sistemlerinden WordPress ile aynı site üzerinde etkin olarak kullanabileceğiniz bir sistem. İşin güzel tarafı, isterseniz önce bir WordPress kurar sonra eklenti olarak bbPress’i kullanırsınız; ya da bbPress’in doğrudan, tek başına kurulumunu yaparak kullanabilirsiniz. Bir sitede hem blog yazıp, aynı zamanda forumunuzu yönetmek isteyenler için birinci tercih olmalı.

myBB

Yine SMF gibi oldukça güçlü bir sisteme sahip, basit bir sistem. Ataforum‘un ikinci versiyonunda (ilk versiyonu asp.net ile tamamen kendim yazmıştım), bu sistemi kullanıp 3 4 ay götürdüm. Gayet güzel işliyor fakat çoğu forumlarda olduğu gibi çok hantal ve kullanılmayan binlerce özelliği var. Ama yine de forum işlerine yeni olanların ilk tercihi olabilecek bir forum sistemi kendisi.

phpBB

Kullanmadığım için çok detaylı yazamayacağım fakat myBB ye yakın bir kullanımı var. Yine normal bir forum scripti kendisi.

phpKF – php Kolay Forum

Bu script ise milletimizin oluşturduğu, Türk forum scripti. Yazımda bulunmasını düşündüm, phpBB’ye benzer bir yapısı var kendisinin.

vBulletin

Geldik paralı scriptlere. Bu script paralı fakat parasının hakkını fazlasıyla veriyor. Sürekli yenileniyor, her alanında Türkçe desteği var, destekleri çok iyi, çeşit çeşit temalara ve eklentilere sahip. Kesinlikle tavsiye ettiğim bir script.

XenForo

Bu da aynı şekilde vBulletin tarzı bir script. Paralı olduğu için tabii fıstık gibi özellikleri var. Webtekno Forumu bu yazılımı kullanıyor, girip inceleyebilirsiniz.

 

Mustafa Kemal Atatürk’ün Girişimcilik Hakkında Eşsiz Sözleri

En zor zamanlarda, en zor koşullarda Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Mustafa Kemal ATATÜRK, bana göre tarihin en büyük girişimcilerinden biridir. Yani Atatürk’ü girişimci diye yorumlamak yanlış olmaz. Bunun üzerinde bende küçük bir araştırma sonucunda Ulu Önder’in bazı girişimcilik ile ilgili sözlerini derledim ve paylaşayım dedim.

İşte Ulu Önder Mustafa Kemal ATATÜRK’ün o eşsiz sözleri;

● Hiçbir şeye ihtiyacımız yok, yalnız bir şeye ihtiyacımız vardır; çalışkan olmak!

● Türk çocuğu ecdadını tanıdıkça daha büyük işler yapmak için kendinde kuvvet bulacaktır.

● “Türkiye Cumhuriyetinin, özellikle bugünkü gençliğine ve yetişmekte olan çocuklarına hitap ediyorum: Batı senden, Türk’ten çok geriydi. Manada, fikirde, tarihte bu böyleydi. Eğer bugün batı teknikte bir üstünlük gösteriyorsa, ey Türk Çocuğu, o kabahat da senin değil, senden öncekilerin affedilmez ihmalinin bir sonucudur. Şunu da söyleyeyim ki, çok zekisin! .. Bu belli. Fakat zekânı unut! .. Daima çalışkan ol…”

● Gençler cesaretimizi takviye ve idame eden sizlersiniz. Siz, almakta olduğunuz terbiye ve irfan ile insanlık ve medeniyetin, vatan sevgisinin, fikir hürriyetinin en kıymetli timsali olacaksınız. Yükselen yeni nesil, istikbal sizsiniz. Cumhuriyeti biz kurduk, onu yükseltecek ve yaşatacak sizsiniz.

● Okul, genç beyinlere insanlığa saygıyı, millet ve ülkeye sevgiyi, bağımsızlık onurunu öğretir.

● Bilelim ki, milli benliğini bilmeyen milletler, başka milletlere yem olurlar.

● Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.

● Çalışmak demek, boşuna yorulmak, terlemek değildir. Zamanın gereklerine göre bilim ve teknik ve her türlü uygar buluşlardan azami derecede istifade etmek zorunludur.

● Tüketici yaşamak iyi değildir. Üretici olalım.

● Dünyada herşey için, medeniyet için, hayat için, başarı için, en hakiki mürşit bilimdir, fendir.

● Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.

● Zafer, “Zafer benimdir” diyebilenindir. Başarı ise, “Başaracağım” diye başlayarak sonunda “Başardım” diyebilenindir.

● “Türk kuvvet ve zekasının yenmediği ve yenemeyeceği güçlük yoktur.”

Ruhu şad olsun.

“Bu sözler bir ferdin değil, bir Türk Milleti duygusunun ifadesidir. Bunu, her Türk bir parola gibi kendinden sonrakilere mütemadiyen tekrar etmekle son nefesini verecektir. Her Türk ferdinin son nefesi, Türk Milleti’nin nefesinin sönmeyeceğini onun ebedi olduğunu göstermelidir. Yüksek Türk, senin için yüksekliğin hududu yoktur. İşte parola budur.”
1935

 

Unity ile Oyun Geliştirmek

Bazı arkadaşlar, ya da bilip bilmeden konuşanlar demek gerekirse, Unity ile oyun geliştirmenin gereksiz ve saçma olduğunu düşünüyorlar. Sebebi ise bununla geliştirilen oyunların grafiğinin ve oynanabilirliğinin kötü olduğu yönünde. Yanlış düşünüyorlar.

Unity3D dediğimiz oyun motoru abimiz,

Benim oyun yapımcılığına başlarken kullandığım oyun motoru olup (ilk oyun motorum yani), amatör – profesyonel her kitleye hitap ediyor. Asset store’unda ki çeşit çeşit eklentileriyle, haritalarıyla, partikülleriyle, modelleriyle, tasarımlarıyla tamamen cennet bir mağaza sunuyor.

Ayrıca bu oyun motoru gayet de iyi grafikler sunan oyunlar yaptırmayı sağlıyor. Genelde mobil platformlarda oyun yaparken kullanılan bu oyun motoru, mobil platformlarda grafik değil oynanabilirlik ön planda olduğu için açık ara önde. Neden grafik ön planda değil diye sorarsanız, insanlar artık çok boyutlu oyun değil, az boyutlu ama oynanabilirliği ve aşırı keyif verici oyunlar istiyorlar.

Terimsel konuşmak gerekirse, Unity3D cross-platform bir oyun geliştirme aracıdır. Bu oyun motoruyla geliştirdiğimiz oyunu çok basit bir şekilde Windows, Android, iOS, Linux, Xbox, Playstation, vs. ortamlarına yükleyebiliriz. Bir oyun geliştir, tüm platformlara sun mantığı yani.

Oyunlarımızı isteğe bağlı olarak C# ve JavaScript dilleriyle kodlayabiliyoruz. Ben C# dilini kullanıyorum.

Motoru indirmek için tıklayın.

İlk Bilgisayar Oyunu

Bilgisayar oyunu dediğimiz kavram, artık günümüz gençlerini ele geçirmiş durumda, hatta onlara ekmek kapısı olmuş durumda. Günümüzde seçme şansımızın olduğu milyonlarca oyun teknolojinin gelişmesi sayesinde ellerimizin altında durmakta ve her defasında daha güzelini istiyoruz. Bazen öyle durumlar oluyor ki, yok bu oyunda bug var yok bu oyunun açıkları var gibi yorumlar yapıyoruz. Ayrangönüllülük taslıyoruz, zamanının en iyi oyununu istiyoruz. Peki şimdiye kadar hiç dünyada yapılan ilk oyunu düşünme fırsatını elde ettiniz mi? O zamanın şartlarında dünyanın en zor işlerinden biri gibi geliyor fakat Bill Gates sadece ama sadece bir gece gibi kısa bir sürede yazmıştır oyunu, adamın gücünü görmek lazım. Donkey.bas adında bu oyun o zamanlarda dijital bir yapıda olmasa bile dünya çapında büyük ilgi uyandırmıştır, çünkü başka bir oyun yok piyasada 😀

Oyunun içeriği neydi?

Oyunun içeriği aslında bugün ki birçok araba ilerletme oyunu ile aynı olarak tasarlanmıştı fakat grafikler o zamanlarda nasıl olabiliyorsa öyleydi 2 -3 renkten oluşan grafikler vardı.Oyunda elinizde olan bir araba ile eşeklere çarpmadan oyunda ilerlemeye çalışıyorsunuz. Çarptığınızda ise eşeğe puan kazandırıyorsunuz. Basit, sade ve hoş bir oyun.

İtiraf etmeliyim ki bu oyun,şimdiki oyunların hızı ile yarışsa 4-5 kat daha hızlı oynandığını söyleyebilirim. O zamanlarda ancak bu kadar olabilirdi. Düşünün sene 1981, grafik içeren bilgisayarlar yok ve siz böyle bir oyun yazıyorsunuz. Peki ilk yazılan dijital oyuna ne derseniz ?

Dünyada Yapılan İlk Dijital Bilgisayar Oyunu

Dünyada oluşturulan ilk dijital oyun ise “Spacewar” adlı grafik içeren oyun 1961 yılında yayınlanmıştır. Diğer oyun 1981, bu neden ilk oyun değil derseniz bu oyun PC oyunu değildir,değişik makinalarda oluşturulmuştur. Fakat bugünün nokia 3310 oyunları ile bile yarışamayacak derecede bir oyun,ama o zamanlar başka grafik içerikli oyun olmadığı için insanlar eğlenmeyi bilmişler. Bu oyun ise 200 saat gibi bir sürede yazılmıştır.İki kişi ile oynanabilen, uzay savaşları konulu bir oyundur.Oyuncu kontrolleri saat yönünde ve saat yönünün tersine döndürme olmak üzere, itme, yangın ve hiperuzay içerir.Bu oyunda zaman içerisinde kayıp olup gitmiştir.

“İnsanlara Ne İstediklerini Sorsaydım Daha Hızlı Giden At Üretirdim” – Henry Ford

Başlıktaki söz otomobil üreticisi kurucusu Henry Ford’a aittir.

Ford’un bu sözünde anlaşılan; bir fikir gerçekleştirmede önemli olan insanların isteğine göre gitmek değil, insanların asıl istedikleri şeyi bulmaktır. Yani o an ihtiyaçları olmayan, ya da ihtiyacı olduklarını bilmedikleri bir şey üretmektir. At ve at arabalarının taşıt olarak kullanıldığı bir dönemde, insanlar ulaşımda daha hızlı olmanın yollarını arıyorlardı. Henry abimiz ise daha hızlı bir at yapmak yerine, otomobil firması kurmuştur.

Aynı şekilde Steve Jobs döneminde müşteriler tuşlu telefonların tuşlarının büyüklüğünden şikayet ediyorlardı. Tuş takımlarının küçültülmesini istiyorlardı. Steve Jobs direk tuş takımını kaldırıp dokunmatik telefon üretti (2007)

Eğer insanların asıl ihtiyacı olan şeyi keşfedemezseniz, ürettiğiniz şey sadece çok küçük bir kitleye hitap eder.